CUMA HUTBESİ

Hutbe – Bir yıl daha biterken nefis muhasebemizi yapmalıyız

01 Ocak 2003

Muhterem kardeşlerim!

Bugün bir yılı daha geride bırakıyoruz. Ömür sermayemizden bir yıl, yani 365 gün daha eksilmiş oluyor.  En değerli sermayemizden bir seneyi daha bir daha geri gelmemek üzere kaybetmiş durumdayız. Şayet geride bıraktığımız bu bir senelik ömrü, zararsız devredebilmiş isek, kendimizi bahtiyar sayarız. Bir Müslüman olarak, bugünden yarına, bir sene içinde neler yaptık, neler yapamadık, bunların muhasebesini iyi yapmamız gerekir. Bunu yapmalıyız ki, bize sermaye olarak verilecek olan yeni bir yılı, iyi değerlendirelim. Geride bıraktığımız sene içinde yaptığımız hata ve kusurlarımızı bir daha tekrarlamayalım. Sermayelerin en değerlisi ve paha biçilmez olanı, ömür sermayesidir. Yüce Yaratıcımız bu sermayeyi yarattığı her kuluna belli bir miktarla sınırlı olarak vermiştir. Bu sınırlı, fakat son derece kıymetli olan sermaye ile sonsuz bir saadet ve mutluluk hayatı kazanılır. Zaten ömür sermayesinin değer ve kıymeti de buradan kaynaklanır. Onun için de bu cevheri iyi kullanmamız gerekir. Bunu da kâr ve zarar istatistiği çıkarır gibi, zaman zaman yapacağımız nefis muhasebelerimizle yapabilir, hayatımızı planlayabiliriz. İşte bu muhasebeyi yapacağımız zamanlardan bir tanesi de yılsonlarıdır.

Aziz kardeşlerim! 

İnsan akıllı bir varlık olarak mesuliyet taşıyacak vasıfta yaratılmıştır. Sadece akılla desteklenmemiş, kitaplar ve peygamberler vasıtasıyla da bu sorumlulukları detaylandırılmış, kendisine hayır ve şer yolları tarif edilmiştir. Bütün bunlar sebebiyle mükellef bir varlık kılınmış, ölünceye kadar da tüm yapıp-yapmadıklarından sorumlu tutulmuştur. Durum böyle olunca insana düşen görev, hayat boyu işlemiş olduğu faaliyetlerini düşünmek ve değerlendirmektir. Ne idik, ne olacağız?  Bir canlı hücre iken, nice serüvenlerden sonra dünyaya geldik. Önce çocukluk yılları, derken ergenlik dönemi, orta yaş günleri ve yaşlılık dönemi. En sonunda ise her canlı için mukadder olan mutlak son; yani ölüm. Ondan kurtuluş yok. Herkes ona mahkum. İşte  bu noktada hesabını iyi yapan akıllı insan, her an bu mutlak sonla karşılaşacakmış gibi hazırlıklı olmalı ve bütün hesaplarını bunun üzerine yapmalıdır. Geride bırakılan yıl ve yılların hesabı hazır mı? Kendisi ile yola çıkan bir çok insan, eş-dost ve akraba, geçen yıllarda onunla beraber iken şimdi yanında değil, kendisi de gelecek yıla ulaşabilecek mi? Bir garantisi var mı? Bir kere düşünmeli! Şu anda ruh teslim edilse yapılan amellerle Yüce Yaratıcının huzuruna çıkılabilir mi?

Değerli kardeşlerim!

Öyleyse başımızı avuçlarımızın arasına alalım ve düşünelim! Kendi muhasebemizi kendimiz yapalım.  Kıyamet günü kişinin tüm yaptıklarından sorgulanıp hesaba çekilmedikçe mahşer yerinden ayrılamayacağını“ (Tirmizi, Kıyamet 1) ifade buyuran Peygamber Efendimiz (sas)’in uyarısını ve Hz. Ömer (ra) Efendimiz’in : “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz“ tavsiyesini unutmayalım ve nefis muhasebemizi iyi yapalım. -Mukadderse- Önümüze yeni bir ömür sermayesi  bağışlanıyor. Geçmişimizi kontrol edelim; faydalı ve zararlı faaliyetlerimizi yan yana koyalım, iyilikleri artıralım, kötülüklere, gelecek ömür sermayemizde yer vermeyelim.  Yeni bir planlama ile yeni yıla başlayalım. Haram ve yasaklardan uzaklaşalım, tövbelerimizi artıralım, ibadetlerimize dikkat edelim, aile efradımızı da hayırlı işler yapma konusunda uyaralım. Şu ayetin rehberliğinde bir ömür sürmek üzere kendimizi hayata hazırlayalım. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.“(Haşr Suresi, [59:18])

IGMG İrşad Başkanlığı

[supsystic-social-sharing id="1"]