CUMA HUTBESİ

Hutbe – Dua

20 Ocak 2006

Muhterem müminler!

Hutbemizin konusu dua hakkındadır. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde buyuruyor ki, “Uduni Estecip leküm”, Bana dua ediniz ki ben de dualarınıza cevap verip kabul edeyim. (Gafir, 60) Onun için Rabbimize çok ibadet ederek, peşine çokça dua etmeliyiz. Bu zor değil. Abdeste ve paraya da gerek duymaz her yer ve her zamanda dua edilebilinir.

Peki, dua nedir?

Dua kulun Allaha yalvarmasıdır. Öyleki,

her dua ruhtan bir filizin yeşermesi, boy sürmesidir. Dal budak salmak için rahmetlere avuç açar gibi yaprak açmasıdır. Her yaprak yakarış, her çiçek açılışı bir duadır.

Tohumun yarılması bir duadır. Fidanlar bir uzanıştır. Yaratıcıya duadır. Ağaçlar dal dal dua süslü, çiçek çiçek yalvarma bezelidir. Taş dua; toprak niyaz; deniz yakarıştır. Felekler dua ile devreder. Kâinat dua doludur. Kâinat dua eder de en kıymetli varlık insan duasız, yalvarmasız durabilir mi? Hâşâ”¦

İnsanın duası, ruhtaki korkunç şiddete bir buluşma özlemidir, ebedi ve ezeli sevgiyle… Dua, fani maddeden, mana sonsuzluğuna doğru bir sıçrayıştır. Fakat bir iniştir de dua. Her samimi dua mutlak bir kurtuluştur. En iyi bilenin huzurunda hiçbir şey gizlemeye ve inkâra cesaret edemeden açık bir muhasebedir.

Şüphesiz ki dua ak yüreklerden çıkıyorsa menziline ulaşır. Ya da sütteki siyah lekeler gibi içindeki pislikleri temizleme gayreti ise gerçek dua vasfını kazanır. Beyaz yürekler pisliklere dayanamaz ama bu demek değildir ki, o beyazlık hep lekesizdir.

İnsandır bir olur rahmet denizlerinde yüzer, bir olur günah bataklıklarında sürünür. İşte bu zaman beyaza leke düşmüştür ama o yürekle lekeyi taşıyamaz uzun zaman. İsyan eder. Pislik mutlaka temizlenmeli, sütteki leke tutulup atılmalıdır. Yüreği zonklatan bir arzu itiraf ihtiyacıdır, bu arzu, itiraf kime? Sığınılacakların, güvenileceklerin en büyüğüne, hudutsuz af ve bağışlama sahibine. Dua, bu itirafın en mükemmel vasıtasıdır.

Eğer dua sağlıklı bir iç hesaplaşmanın sıkıntılarından güç alıyorsa mutlaka müessir olur. Gözyaşı karışmış dualar ise en samimi yakarışlardır. Çünkü gözyaşları iç hesaplaşmada inanç adına kazanılan zaferlerin muştusudur. O halde dua Hakk’ın huzurunda bir yeniden doğuştur. Dua, sessiz, iniltili, gürültüsüz feryattır.

Muhterem Müslümanlar!

Duayı bir ruhi ihtiyaç ve alışkanlık edinmiş kimsede mükemmel bir karakter oluşur. Ne güzel karakter, ne güzel huydur bu. Ne güzel tevazu misali”¦

Yakarışımız sadece kendimiz için değildir. Kendimiz için dua edelim ayrıca, başkaları için de dua edelim. ” Kim ki, yanında hazır bulunmayan bir inanmış kardeşi için dua ederse, etrafındaki melekler, istediğinin bir misli de senin için olsun derler.”

Hz. PEYGAMBER’İN TAİF SEFERİ DÖNÜŞÜ YAPTIÄžI DUASINI OKUYARAK VE ÂMİN DİYEREK HUTBEMİZİ BİTİRELİM.

İlahi, kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor görüldüğünü, ancak sana arz eder, sana şikâyet ederim.

Ey merhametlilerin en merhametlisi! Herkesin zayıf görüp de dalına bindiği çaresizlerin Rabbi sensin.

İlahi! Huysuz, yüzsüz bir düşman eline beni düşürmeyecek, hatta hayatının dizginlerini eline verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmayacak kadar bana merhametlisin.

İlahi! Sen razı olasıya dek affını diliyorum. Bütün kuvvet, her kudret ancak sendedir.

Âmin”¦

İrşad Başkanlığı

[supsystic-social-sharing id="1"]