CUMA HUTBESİ

Hutbe – Kadir Gecesi

03 Eylül 2010

Muhterem Müslümanlar,

Bir taraftan rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı şerif ayına veda etmenin hüznünü yaşarken, diğer taraftan da bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin teşrifinin sevincini yaşamaktayız. Önümüzdeki Pazarı Pazartesi gününe bağlayan gece inşaallah Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. Mübarek olsun!

İçinde cereyan eden, önemli olaylar zaman ve mekanları değerli ve önemli kılar. Kadir Gecesi’ni diğer gecelere nisbetle bin aydan daha hayırlı kılan şey de yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim’in bu gece inmeye başlamış olmasıdır. Nitekim yüce Rabbimiz Kadir Gecesi’nin kadir ve kıymetini beyan buyurduğu Kadir Suresi’nde şöyle buyurmaktadır: “Biz onu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi nedir bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir Suresi, [97:1-5])

Muhterem Mü’minler,
Sure-i celilede de görüldüğü gibi Rabbimizin rahmetinin bütün cihanı kuşattığı bu kutlu geceyi Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğunu kazandıracak ibadetlerle, ihya ederek rahmet deryasından istifade etmeye çalışalım. Çünkü Kadir Gecesi’ne denk gelip de onu ihya eden af ve bağışlanmayı hak etmiş olur. Sevgili Peygamberimiz bunu şöylece beyan buyuruyor: “Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesi’ni ihya ederse geçmiş günahları affolunur.“ (Buhari, İman, 25) İmani coşkumuz Ramazan-ı Şerifle başladı. Kadir Gecesi’nde zirveye ulaştı. Ramazan ayı boyunca güzel amellerimizle af ve bağışlanma talebiyle bir nefis mücadelesini sürdürdük. Kadir Gecemizde ise, dua ve diğer ibadetlerimizle Rabbimizden bağışlanma talebimizi yineliyeceğiz. Özellikle bu gece inmeye başlayan yüce kitabımız Kur’an’ımızı bol bol okuyalım. Kur’an’ı okurken, onun Allah tarafından gönderilmiş son risale olduğunu, kıyamet gününe kadar tüm insanlığı en doğruya yönlendiren rehber olarak işte bu gecede inmeye başladığını, şifa kaynağı olduğunu, dilimizden çıkan her kelimesinin aynı zamanda bizzat Rasulullah (sav)’ın da telaffuz ettiğini, okunan her bir harfine karşılık on sevap verildiğini düşünerek okuyalım. Dualarımızı Sevgili Peygamberimizin Hz. Aişe (ra) validemize öğrettiği şu mübarek dua ile süsleyelim ve öylece Rabbimize yalvaralım: “Ya Rabbi! Şüphesiz sen affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle.” (Tirmizî, Deavât, 845)

Aziz Mü’minler,
Kadir Gecesi’ni karşıladığımız işte bu günlerde Kadir Gecesi’nin feyiz ve bereketinden tam olarak nasibimizi almak için şu ana kadar eda etmemişsek dini vecibelerimizden biri olan fitrelerimizi verelim. Oruç ve diğer ibadetlerimizin, Allah katında kusursuz kabul edilmesi için, bir vesile olarak vacip olan fitre ibadetinin, faziletini Efendimiz (sav) şöyle tavsif buyurmuşlardır: “Allah, orucun gereksiz ve çirkin sözlerden temizlenmesi ve fakirlere bir lokma olması için fıtır sadakasının verilmesini emretti. Kim onu bayram namazından önce verirse makbul bir fıtır sadakası olur. Kim de bayram namazından sonra verirse sıradan bir sadaka olur.” (Ebû Davud, Zekât, 17) Ayrıca bu gece, yapageldiğimiz “Mazlum ve Mağdurlarla Dayanışma” çalışmamıza hem maddi hem de manevi olarak dualarımızla iştirak edelim. Dua edelim ki, semavi ve arazi bela ve musibetlerle boğuşan İslam dünyası kurtulsun ve rahata kavuşsun. Cenâb-ı Hak, Kadir Gecemizi hepimiz hakkında hayırlara vesile kılsın! Oruçlarımızı, zekatlarımızı, her türlü ibadet ve hayırlarımızı dergahında kabul buyursun.

IGMG İrşad Başkanlığı