CUMA HUTBESİ

Hutbe – Kalplerin Islahı Toplumun Islahıdır

29 Ocak 2010

Muhterem Müminler!

Kainatın en şerefli varlığı insan, insanın ise en değerli uzvu kalbidir. Fıtrata uygun yaşayan ve hareket eden insan kainatı imar eder, çevreyi korur, yapıcı ve yararlı işlerde bulunur. Keza selim ve salih kalb de, sahibini fitne ve fesattan korur, hayra yönlendirir, kötü duygu ve düşüncelerden arındırır; sosyal davranışlarını güzelleştirir, kısacası topluma faydalı hale getirir. Çünkü kalp, iyiliğin ve kötülüğün fışkırdığı en muhkem menbaıdır ve diğer azaların amiri konumundadır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav), meşhur bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Dikkat edin cesette bir et parçası vardır ki o, salih (kötülüklerden arınmış) olursa bütün ceset salih olur; o bozuk olursa bütün ceset bozulur. İşte o et parçası kalptir.” (Buhari, İman, 39)

 

Değerli Kardeşlerim!

İşte o et parçası, gıdasını alır, terbiyesi ve eğitimi tekamül ederse, diğer tüm azalara tesir eder. Netice de bir ıslah hareketi topluma dalga dalga yayılır. Toplumdan da tüm insanlığa sirayet eder. İşte bugün beşeriyyetin çektiği tüm ızdırapların, siyasi, içtimai ve iktisadi fesadın temelinde günah girdabına saplanmış kötü niyetli ve kötü kalpli insan faktörü yatmaktadır. Bu yüzden toplumun islahı, tüm güzelliklerin dayanağı, dünya ve ahiret saadet ve selametinin kaynağı selim bir kalbe, salih bir şahsiyete sahip olmaktan geçer. Bu bağlamda Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’inde mealen şöyle buyuruyor: “O (yeniden diriliş) gününde, ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir selim kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!” (Şuara Suresi, [26:88][26:89])

 

Şüphesiz ki, her şeyin bir gıdası, kirini ve pasını gideren cilası olduğu gibi, kalbin de gıda ve cilası Kur’an’ı okuyup yaşamak, zikrullah ile meşgul olmak, iyinin ve faydalının işlendiği ve ölümün hatırlatıldığı sohbet ve muhabbet meclisleridir.

 

Aziz Kardeşlerim!

Diğer taraftan nefsin amellerinin felaketlerini, kalp bozukluğunun sebep olacağı zararları, nefsin hevasının bizden neleri istediğini bilmeliyiz ki, ona göre tedbir alabilelim. Bunun için de azgınlaşan nefsin kontrolünü yukarda da ifade edildiği gibi Allah korkusu ve ruhun manevi terbiye metodu ile elimize almalıyız. Artık bu nefis, terbiye edilmiş ve taşıdığı emanetin sorumluluğu bilinciyle lüzumsuz işlerden yüz çevirerek kendine ve topluma faydalı olacak işlere yönelmeye başlayacaktır.

 

Hutbemizi kalplerin tabibi, gönüllerin efendisi Hz. Muhammet Mustafa (sav) Efendimizin bir mübarek sözü ile bitirmek istiyor, Yüce Rabbimiz’den cümlemizi günahlardan arınmış, selim bir kalbe, salih bir bedene sahip kılmasını temenni ediyoruz: “Kul bir hata işlediğinde kalbine bir siyah nokta vurulur. Şayet (o günahtan) el çeker, bağışlanma diler ve tevbe ederse kalbindeki o siyahlık gider. Böyle yapmaz da, tekrar hatalara yönelirse, siyah nokta arttırılır ve neticede bütün kalbi kaplar. İşte Hak Teala’nın Hayır doğrusu onların işleyip kazandıkları kötü şeyler, kalplerinin üzerine pas olmuştur.’ (Mutaffifin Suresi, [83:14]) diye (Kur’an’da) zikrettiği (pas) budur.” (Tirmizi, Tefsir, 83)

 

IGMG İrşad Başkanlığı

[supsystic-social-sharing id="1"]