CUMA HUTBESİ

Hutbe: Toplumsal Dayanışmanın Zirvesi: Zekat

07 Nisan 2022 Kur'an Tesbih Yeşil
Kur'an Tesbih Yeşil

Aziz Kardeşlerim!

Müntesibi olmakla hamdettiğimiz İslam dini, beş temel sütun üzerine bina edilmiştir. Bunlardan birisi de, Allah için toplum yararına yapılan bir ibadet olan zekattır. Zekat, nisap miktarı mala sahip, akıllı ve büluğ çağına ermiş her müminin yerine getirmesi gereken dini bir vecibedir. Kuran-ı Azimuşşan, konunun ehemmiyetine binaen; Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.”[1] diye buyurmaktadır.

Muhterem Müminler!

Alemlerin Rabbi olan Allah (cc), insanlığa hem dünya hem de ahiret saadetini kazandırmak için mukaddes dinimizi indirmiştir. Hem dünyamızı hem de ahiretimizi mamur etmek gayesiyle göndermiştir. Dünya hayatının selameti, toplumsal düzenin tahakkuk etmesi ve kaosun önlenmesi için, sosyal adeletin tesis edilmesi gerekmektedir. İşte zekat ibadeti de, tam olarak buna matuftur. Toplumdaki mazlum ve mağdurların, toplumsal dayanışma ile yaralarının sarılmasına yöneliktir. Toplanan zekatın nerelere harcanması gerektiğine dair, Tevbe Suresi 60. ayet-i celileye baktığımızda, bunu bariz bir surette görmekteyiz; “Zekatlar; Allah’tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu toplayan memurlara, kalbleri Müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir. Allah bilendir, hakimdir.”[2]

Kıymetli Cemaat!

Zekat, dinimizin insanlar arasında inşa ettiği sağlam bir gönül köprüsüdür. Zekat zenginle fakiri yakınlaştıran, birbirine bağlayan, sınıf farklarını ve çatışmalarını ortadan kaldıran, insani ilişkileri sağlamlaştıran, manevi değere haiz bir ibadettir. Bu ulvi ibadet ile bizlere, maddi ve manevi olarak arınma imkanı bahşedilmiştir. İbn Abbâs”tan nakledildiğine göre Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı…”[3] Aynı zamanda zekat, manevi bir sigortadır. Yine alemlere rahmet olarak gönderilen Allah Rasülü (s.a.v) “Mallarınızı zekâtla koruyun, hastalarınızı sadakayla tedavi edin, belaları dua ile savın”[4] buyuruyor.

Değerli Müslümanlar!

İnsan ve Müslüman olmamızın gereği olarak, dünyanın mazlumlarına ve ümmetin mağdurlarına maddi ve manevi olarak sahip çıkmak zorundayız. Bu dünyada sahip olacağımız izzet ve ahirette nail olacağımız şeref, diğer ifa edeceğimiz görevlere ek olarak aynı surette buna da bağlıdır. Allah’ın (cc) emretmiş olduğu zekat ibadeti, Mevlaya karşı ödevimiz ve yarattıklarına karşı toplumsal sorumluluğumuzdur. Dünyaya düşkünlük gösterip, bu mali sorumluluktan asla kaçamayız. Alemin ve içindeki herşeyin hakiki anlamdaki yegane sahibi olan Hak Teala hazretleri, Kuran-ı Kerim’de; “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.”[5] diye buyurmaktadır. Sahip olduklarımızın gerçek sahibinin, “Malikü’l Mülk” olan Rabbimiz olduğunu asla unutmayalım.

Allah (cc) bizleri zekatını arzu ederek ve gönül rahatlığıyla veren, sorumluluk sahibi olan Müslümanlardan eylesin. Amin!  

[1] Bakara, 2:277

[2] Tevbe, 9:60

[3] Ebû Dâvûd, Zekât, 32

[4] Taberani, Mucemü’l-Kebir, Hadis No: 10044

[5] Al-i İmran 3:92

Hutbe-Türkçe

Hutbe-Arapça

Hutbe-Hollandaca

Hutbe-İsveççe

Hutbe-Norveççe

Hutbe-Danca