CUMA HUTBESİ

Hutbe: Uyarıcı Olarak Ölüm Yeter

04 Şubat 2021
Rahle Kur'an

Kıymetli Müslümanlar!

Yaratıcımız olan yüce Rabbimizin bizi yoktan var etmesi ve bize hayat vermesi nasıl bir gerçeklik ise ölüm de aynı şekilde kaçınılmaz bir hakikattir. Dünyaya gelen her varlık vadesi dolunca ahirete irtihal edecektir. İnsanın ve yaratılmış olan hiçbir canlının ölümden kurtulma imkânı yoktur. Her canlıya hayat bahşeden Allah (c.c.) Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “De ki: Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da görünen âlemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”[1]

Aziz Cemaat!

Yaşadığımız çağda birçok insan, imtihan için gönderilmiş olduğu dünyayı gereğinden fazla önemsemekte ve hiç ölmeyecekmiş gibi bir hayat sürmektedir. Bu fâni dünyayı ve içindeki tüm sevdiklerini bir gün terk edeceğini aklına getirmemektedir. Çağımızda birçok insan dünyevileşme diye tanımlanan ve hayatı sadece bu dünyadaki yaşamdan ibaret gören bir zihniyet hastalığına maruz kalmış vaziyettedir. Oysa âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Peygamberimiz ﷺ “Benimle dünyanın hâli, ancak bir ağacın gölgesinde bir müddet dinlenip de bırakıp giden bir yolcu gibidir.”[2] buyurarak, dünyanın geçiciliğine ve ahiret hayatının varlığına ve ebediliğine dikkat çekmiştir. Şuurlu bir Müslüman, hayatın dünya ve ahiretten oluşan, bölünmez bir bütün olduğunun bilincinde olmalıdır.

Değerli Müminler!

İnsana şah damarından daha yakın olan Mevlamız ﷻ Kur’ân-ı Kerîm’de; “Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi Allah içindir.”[3] şeklinde düşünmemizi ve bu doğrultuda bir ömür sürmemizi emretmektedir. Hem bireysel ödevlerimizi hem de toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirirken, hesap vereceğimiz ahiret hayatının bizden uzak olmadığının bilincinde olmalıyız. İbn Mes’ûd (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Cennet size, ayakkabınızın bağından daha yakındır. Cehennem de öyledir.”[4] Bu bilince binaen, hayırlı ve güzel olan amellerimizi her daim artırmaya gayret etmeliyiz. Müslüman veya gayrimüslim olsun, hiçbir insana haksızlık yapmamalı, Allah’ın karşısına kul hakkı ile çıkmaktan kaçınmalıyız. Bilakis, iyiliklerde bulunmanın karşılığının ancak iyilik olduğunu içselleştirmeliyiz. 

Aziz Kardeşlerim!

Yüce dinimiz İslam dünya hayatının anlamını izah ettiği gibi ölümün anlamını da izah etmektedir. Ölüm bir yok oluş ve hiçlik değildir. Ölüm hususunda insanın aklını ve gönlünü sakinleştirecek perspektif sadece dîn-i mubîn olan İslam’da vardır. Dinimizde ölümün bir nehrin denize kavuşması gibi, kulun Allah’a erişmesinin vasıtası olduğunu açıklanmıştır. O sebeple kimi İslam büyükleri ölümü iki sevgilinin birbirlerine kavuşmasını ifade eden “düğün gecesi” olarak nitelendirmiştir. Bu meyanda, şairin şu dizelerini hatırlamamızda fayda vardır:

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?

Rabbimiz bizleri ölüm gelmeden evvel kendisini muhasebeye çekip felaha kavuşan kullarından eylesin. Amin!

[1] Cuma suresi, 62:8
[2] Tirmizî, Zühd, 44, H.No: 2377
[3] En’âm suresi, 6:162
[4] Buhârî, Rikâk, 29

Hutbe-Uyarıcı Olarak Ölüm Yeter

Hutbe-Arapça