Millî Görüş e.V.
İrşad Başkanlığı
Irschadabteilung
Colonia-Allee 3D-51067 Köln
Muhterem Kardeşlerim!
Allah’a eş koşmak, O’nun emirlerine karşı gelmek nasıl bir zulüm ise, Allah’ın yarattıklarına karşı yapılan haksızlıklar da zulümdür. Allah ise zulümden ve zalimden hiç bir şekilde hoşlanmaz. Zalimlerin amellerini hem bu dünyada hem de ahirette boşa çıkardığı gibi, yaptıkları o kötülüklerin de cezasını eksiksiz verir.Bu hadisenin İsrâ denilen birinci bölümü, Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya kadar olan bölümdür. İsrâ hadisesi bize İsrâ suresinin ilk ayetiyle bildirilmektedir. Ayette şöyle buyurulur: “Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Harâm’dan etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O’dur.”[1]
Muhterem Müslümanlar!
Dinimiz İslam “kul hakkı” kavramı ile çok geniş bir hukuk çerçevesi çizmiş, bu hukukun ihlal edilmesi durumunda ise ahirette acıklı bir azabın beklediğini bildirmiştir. Üstelik Allah çok merhametli ve çok bağışlayıcı olmasına rağmen, kendi katında kul hakkının affının mümkün olmayacağını da bildirmiştir.
Muhterem Kardeşlerim!
Bugün, yani 1 Mayıs günü, artık pek çok ülkede iş ve emek bayramı olarak kutlanıyor; işçiler işverenlerden, işverenler de işçilerden beklentilerini dile getiriyorlar. 1 Mayıs gününün bu şekilde bir emek bayramı ve resmî tatil olması ise o kadar rahat olmadı. İşçiler, emeklerinin karşılığı verilmediği ve çalışma şartları çok zor olduğu için eylemler ve gösteriler yaptı. Pek çok işçi hayatını kaybetti. İşverenler bu eylemlere katılan işçilerin bir kısmının işine zaman zaman son verdi. Burası işin tarihte kalan yönüdür. Ama şu anda bizi ilgilendiren, gelecekte de ilgilendirecek olan yönü ise: İşe, emeğe, işçiye, ustaya, işverene ve üzerimizde iş sebebiyle emanet olan şeylere olan bakışımızdır.