CUMA HUTBESİ

Hutbe: Sıla-i Rahim

23 Haziran 2022 Minber Ahşap
Minber Ahşap

Muhterem Kardeşlerim!

Allah’ın yeryüzünde yaratmış olduğu en şerefli varlık olan insan, sosyal bir varlıktır. Henüz doğar doğmaz ebeveynlerinin ilgi ve şefkatine muhtaç olarak doğmaktadır. Büyüdükçe ve yaşı ilerledikçe, yakın akrabalardan başlayarak, uzak akrabalara kadar uzanan bir aidiyetin parçası hâline dönüşmektedir. Hayata muhkem bir surette tutunması ve sağlıklı bir şahsiyetin gelişimi, hısım ve akrabalar ile kurulacak olan münasebetlerin güçlü olmasından geçmektedir. Akarabaları ile mesafeli olan bireyler, toplumsal dayanaklarının zayıflaması nedeniyle yalnızlık çekmekte ve hayatın zorlukları karşısında dirençlerini yitirmektedirler. Bu ve benzeri sebepler dolayısıyla İslam, sıla-i rahim konusuna çok büyük bir önem vermektedir.

 Aziz Müslümanlar!

Sıla-i rahim akrabalık bağlarını yaşatmayı, akrabaların birbirini ziyaret etmesini ve iyi ilişkiler kurmasını ifade eder. Kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatmak, akrabalarla ilişkiyi sürdürmek, haklarını gözetmek, ziyaret etmek, iyilik ve yardımda bulunmak, her Müslüman’ın üzerine Allah’ın yüklemiş olduğu önemli bir ahlaki vecibedir. Yüce Rabbimiz “Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.[1] diye buyurmuştur.

Kıymetli Cemaat!

Elbette bu önemli hususta, yüce Peygamberimiz (s.a.v.)’in çok sayıda hadîs-i şerifi mevcuttur. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) akrabalarla ilişkiyi Allah’ın rızasına kavuşmanın ve cennete nail olmanın şartı olarak belirtmiş ve  “Akraba ile ilişkisini kesen, cennete giremez.”[2] demiştir. “Kim akrabasına ilgi gösterirse, Allah da ona ilgi gösterir.”[3] diyerek, akrabayla ilgilenmenin Mevlamızın teveccühünü kazanmaya vesile olacağını beyan etmiştir. Ayrıca “Kim rızkının bollaştırılmasını yahut ecelinin geciktirilmesini arzu ederse, akraba ile irtibatını sürdürsün!”[4] ifadesiyle, akrabalık bağlarını korumanın rızkımızın ve ömrümüzün ziyadeleşmesine katkı sağlayacağını müjdelemiştir.

Değerli Müminler!

Mukaddes dinimiz İslam, akrabalık ilişkilerini Allah (c.c.) ile olan ilişkilerden ayrı ve bağımsız olarak görmemektedir. Bir hadis-i kudsîde Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu bildirmiştir: “Ben Rahmân’ım, o (akrabalık bağlarının adı) da rahimdir. Ona kendi ismimden türeyen bir isim verdim. Onunla ilişkiyi sürdürenle ben de ilişkimi sürdürür, onunla ilişkiyi kesenle ben de ilişkimi keserim.”[5] Hak Teâlâ’nın bu ikazını kulak ardı etmemeliyiz. Azınlıkta yaşadığımız memleketlerde, mevcut olan akraba ve hısımlarımız ile irtibatımızı korumak büyük bir önem arz etmektedir. Dert ve sıkıntılarını paylaşmalı, zor durumda olanların yardımına koşmalı, sevinç ve hüzünlerine ortak olmalıyız. Kendi memleketlerimize tatile gittiğimizde, sadece otelde konaklamak ve şehir-kasaba gezmekle yetinmemeliyiz. Bunlarla birlikte aile efradını ziyaret etmeli, akrabalık bağlarını kuvvetlendirmeli, çocuklarımızı onlarla kaynaştırmalıyız.

Mevla bizleri, akrabalık bağlarını koruyan ve bu vesileyle Hakk’ın rızasını kazanan kullarından eylesin. Amin!

[1] Nisâ suresi, 4:36

[2] Müslim, Birr, 19; Buhârî, Edeb, 11

[3] Buhârî, Edeb, 13

[4] Müslim, Birr, 20; Buhârî, Edeb, 12

[5] Ebû Dâvûd, Zekât, 45

Hutbe-Türkçe

Hutbe-Arapça

Arapça-Sesli Hutbe

Hutbe-Hollandaca

Hutbe-İsveççe

Hutbe-Norveççe

Hutbe-Danca

[supsystic-social-sharing id="1"]