Hutbeler

Hutbe: Yaşananlardan İbret Almak

İnsanoğlu sınırlı bir ömrü sınırlı bir zaman ve mekânda tüketerek yaşar ve ölür. İçindeki yaşama bağlılık öylesine güçlüdür ki hayatının bir gün ölümle sonlanacağını bilmesine rağmen hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar.

Hutbe: Sohbet Halkaların Mimarı: Erkam b. Ebi’l-Erkam

Genç yaşta İslam’ı kabul eden, sahabenin ilklerinden Erkam b. Ebi’l-Erkam’ın evi, risaletin başlangıç aşamasında, İslami tebliğe mekân olmuştur.

Tüm zorluklara rağmen iyilikte yarışmaya devam edeceğiz

Muhterem Müslümanlar, Dünya genelinde birçok insan doğal afetler, savaşlar ve diğer krizler nedeniyle zor zamanlar geçiriyor. Kimileri sağlıklı yaşam koşulları bulamadığından, kimileri yeterli beslenme ve tedavi imkânı olmadığından kimileri de yeterli eğitim ve güvenli ortama kavuşamadığından, çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak adına güvenli şehirlere ve bölgelere sığınmak zorunda kalıyor. Şiddetli çatışmalar ve saldırılar nedeniyle birçok insan evlerini terk ediyor....

Vicdana Çağrı

Vicdan, Arapçada bulmak anlamındaki “ve-ce-de” fiilinden türetilmiştir. Kişinin kendi gönlünde bulduğu şeye vicdan denilmektedir. Nasıl ki dış dünyada, yani “mevcûdâtta” yaratılışın pek çok ayetini buluyorsak, iç dünyamızda yani “vicdanımızda” da Hakk’ın sayısız tecellisini buluruz.

İnsanlığa Çağrı

İnsan hayatı mukaddestir, korunmak zorundadır. Zira o değerini öncelikle Cenâb-ı Hakk’ın en güzel surette yaratmasıyla elde eder. Her bir fert, onu insan kılan özündeki fıtrat gereği muhteremdir. Efendimiz her doğanın fıtrat üzere doğduğunu[1] ifade ederek insandaki ortak değere dikkat çeker. Şüphesiz başlı başına insan olarak yaratılmak, eşsiz bir rahmetin tecellisidir. Yine insan ilahî vahye mazhar olmakla, dağların ve bütün mahlukatın yüklenemediği değere ulaşmıştır.

Adalet ve Merhamete Çağrı

Dinimiz İslam barış, adalet ve merhamet dinidir. İslam’a göre bütün insanlar, din, can ve mal dokunulmazlığına sahiptir. Bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), savaşın da bir ahlakı ve hukuku olduğunu bütün insanlığa öğretmiştir.

İyiliği Emretmek, Kötülükten Menetmek

Yüce Allah’ın insanlığa rahmet olarak gönderdiği Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in ümmeti, Rabbimizin; “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten meneden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” buyruğuna muhatap kılınmıştır.

Helal ve Tayyib Nimetlerle Beslenmek

Biz insanlar, gönderildiğimiz bu imtihan dünyasında hayatiyetimizi devam ettirebilmek için gıdaya muhtacız. Beslenmeksizin yaşamamız mümkün değildir.

Duanın Birleştirici, İbadetin Tefekkür Ettirici Yanı

Allah ile kul arasındaki iletişimin merkezinde “vahiy” vardır. İnsanı en mükemmel şekilde yaratan ve dünyaya gönderen yüce Allah onunla iletişimini kesmemiş; yetki, yetenek, irade ve sorumluluk verdiği insana “vahiy” ve “peygamberler” vasıtası ile yol göstermiştir.

İnsanlığa Gönderilmiş Son Elçi

Peygamberler Allah’ın seçkin kullarıdır. Âdeta insanlık ailesi içerisinden süzülmüş ve damıtılmış kişilerdir. Kur’ân-ı Kerîm’de bu hususu belirtmek için “ıstafâ” fiili kullanılmıştır. Tefsirlerde bu ifade, peygamberlerin bütün yaratılmışların özü kılındığı, onların kötü sıfatlardan arındırılıp övgüye layık hasletlerle bezendiği şeklinde anlaşılmış ve anlatılmıştır.

Müminin Sosyal Kimliği

Âlemlerin yegâne Rabbi olan Allah (c.c.), yaratmış olduğu varlıklar içerisinde en büyük payeyi insana vermiş ve onu Kur’an’da “eşref-i mahlukat” yani yaratılmışların en şereflisi olarak nitelendirmiştir.

Îsâr: Kardeşin İçin Yaşamak

Bir Müslüman’da bulunması gereken en değerli vasıflardan birisi de cömertliktir. Cömertlik savurganlık yapmadan, sadece Allah’ın rızasını umarak iyilikte bulunmak, ikram etmek, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktır.