CUMA HUTBESİ
Şaban Ayı ve Berat Gecesi: Af ve Arınma Fırsatları
29 Ocak 2026
Aziz Müminler!
İçinde bulunduğumuz şaban ayı, bizleri ramazana hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay, yalnızca ramazan ayına varmak için bir geçiş süreci değil; kalplerin arındığı, niyetlerin gözden geçirildiği bir muhasebe vaktidir. Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat Gecesi ise bu muhasebenin derinleştiği, kulun Rabbine yönelerek yüklerinden kurtulmayı umduğu mübarek bir gecedir. Bu duygu ve düşüncelerle 2 Şubat Pazartesi gecesi idrak edeceğimiz kandilinizi şimdiden tebrik ediyorum.
Muhterem Kardeşlerim!
Dinî anlamda “beraat” kulun günahlarından arınarak Allah’ın affına sığınmasını ifade eder. Bu gece pasif bir af beklentisi ile ertesi sabah rutinlerimize geri döndüğümüz bir gece olmamalı, aksine aktif bir af talebinin gereklerini yerine getirerek hayatı yeniden düzenleme gecesi olarak idrak edilmelidir. Yüce Rabbimiz, “Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği göklerle yer kadar olan, takva sahipleri için hazırlanmış cennete koşun.”[1] buyururken affın tembellikle değil, bilinçli bir yöneliş ve gayretle kazanılacağını bizlere öğretmektedir.
Aziz Cemaat!
Şaban ayı Peygamber Efendimizin ibadete özel önem verdiği bir aydır. Üsâme b. Zeyd (r.a.)’ın rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) bu ayda sıkça oruç tutmuş ve bunun hikmeti sorulunca da şöyle buyurmuştur: “Bu ay, recep ile ramazan arasında insanların çoğu tarafından ihmal edilen bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.”[2] Bu hadis şaban ayını ihmal etmeme hususunda bizleri uyarmakta; gafletten uzak, bilinçli bir kulluğa yönlendirmektedir.
Kıymetli Müminler!
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de ahiret gerçeğini bizlere şöyle hatırlatır: “Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, ‘Vay hâlimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!’ dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.”[3] Berat Gecesi, işte bu ve benzeri ilahî hatırlatmalar ışığında kendimizi hesaba çekme zamanıdır. Bu geceye mahsus belirli bir ibadet şekli yoktur. Ancak namaz, dua, tövbe, istiğfar, zikir, tefekkür ve Kur’an tilaveti ile Allah’a yönelmek bu gecenin ruhuna uygundur. Asıl olan ibadetin sayısı değil; ihlası ve hayata yansımasıdır.
Değerli Kardeşlerim!
Berat Gecesi yaklaşan ramazan ayına temiz bir kalple hazırlanma çağrısıdır. Gelin bu geceyi Rabbimizden af talep etmenin yanı sıra affedici olmayı, sorumluluk üstlenmeyi ve hayatını düzeltmeyi hedefleyen kullar olarak ihya edelim. Kalplerimizi kin ve kırgınlıktan arındıralım; söz ve davranışlarımızı gözden geçirelim.
Allah’ım! Bizleri affına yönelen, sorumluluğunun farkında olan ve rahmetine koşan kullarından eyle. Şaban ayını hakkıyla değerlendirmeyi ve ramazana sağlık ve imanla ulaşmayı bizlere nasip eyle. Âmin.
[1] Âl-i İmrân suresi, 3:133
[2] Nesâî, Savm, 70
[3] Kehf suresi, 18:49











