Hutbeler

Hutbe: Kadir Gecesi

“Şüphesiz, biz Kur’ân’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” [1]

Hutbe: Ramazan Ortasında Muhasebe

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olan ramazan ayının ortasına gelmiş bulunmaktayız. Bu mübarek ayın manevi atmosferini vesile edinerek, ruh dünyamızın olgunlaşmasını hedefledik. Hep beraber, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın günahlarımızı bağışlamasını ümit ettik. Tuttuğumuz oruçlar ile, ifa ettiğimiz ibadet ve taatler ile Ona sığındık. Ve bizler, Allah’a iman edenler olarak bilmekteyiz ki, gerçekte Ondan başka sığınacak bir kapımız da yoktur.

Hutbe: Toplumsal Dayanışmanın Zirvesi: Zekat

Müntesibi olmakla hamdettiğimiz İslam dini, beş temel sütun üzerine bina edilmiştir. Bunlardan birisi de, Allah için toplum yararına yapılan bir ibadet olan zekattır. Zekat, nisap miktarı mala sahip, akıllı ve büluğ çağına ermiş her müminin yerine getirmesi gereken dini bir vecibedir.

Hutbe: Ramazan Ayına Hazır mıyız?

eryüzündeki tüm Müslümanlar, şu günlerde çok farklı bir heyecanı yaşamaktalar.  Müminler için pek çok müjdeleri barındıran, bizler için müstesna bir değeri olan ramazan-ı şerife bir gün kaldı. Cenâb-ı Hak bu dönemi çok iyi idrak ederek kendimize çeki düzen vermemiz, muhasebemizi yapıp Allah’ın rızasına nail olabilmemiz için bize eşsiz bir fırsat sunuyor. Ramazan ayını diğer aylardan ayıran ve üstün kılan en önemli  husus, kıyamete kadar insanlığa klavuzluk etmesi için gönderilmiş olan Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın bu ayda indirilmeye başlanmasıdır.

Hutbe: Aidiyet Duygumuz

Âlemlerin Rabbi olan yüce Allah’ın yarattığı insan, diğer varlıklar içeririsinde bilinçli bir mensubiyet duygusuna sahip yegâne varlıktır. Sıradan herhangi bir insan dahi kendisini bir kişiye, aileye veya topluma ait hissetmekten kaçınamaz. Müslüman bir birey ise kendisini İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olarak görür. Aidiyet duygusunun merkezinde, İslam’a ve  Müslümanlara karşı hissettiği mensubiyet yer alır.

Hutbe – Sabır Anlayışımız

İslam ahlakının en önemli şiarlarından birisi de kuşkusuz ki sabırdır. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Hz. Muhammed Mustafa ﷺ Efendimiz; “Kim sabrederse, Allah ona dayanma gücü verir. Kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ikram verilmemiştir.” diye buyurmaktadır.[1]

Berat Kandili

On bir ayın sultanı ve gönüllerimize huzur vesilesi olan ramazan-ı şerifin gölgesi üzerimize düştü. Gelecek perşembe günü, şaban ayının 15. gecesi, ramazanı müjdeleyen Berat Kandili’ni idrak edeceğiz. Arapçada günah, borç ve cezadan kurtulmak anlamlarına gelen berat, günahlardan arınmayı ve Yüce Allah’ın rahmet ve mağfiretine ulaşmayı ifade etmektedir. Allah’ın affının ve bağışlamasının çok olacağı müjdelendiğinden, bu geceye “Berat Gecesi” denmiştir.

Müslüman Gencin Süsü: Hayâ

Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de, insanların ders almaları için Allah Teâlâ tarafından bazı kıssalar aktarılmaktadır. Bu kıssalar öğüt niteliğinde olup geçmiş yıllarda yaşayan kavimlerin ve peygamberlerin mücadelelerini içerir. Allah (c.c.) bu kıssalar için; “Biz bu Kur’an’ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.”

Miraç Kandili

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili  Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ﷺ ’in peygamberliğinin 12. senesinde isrâ ve miraç hadisesi gerçekleşmiştir. Hicretten önce meydana gelmiş bu büyük mucizeyi Yüce kitabımız Kur’ân-ı Azîmüşşân şöyle haber vermektedir: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”

Irkçılığın Vahşi Tezahürleri

İnsanlık tarihinin en büyük musibetlerinden biri olan ırkçılık; farklı bir ırk veya etnik kökene sahip olan kimselere yönelik ön yargı, ayrımcılık veya düşmanlık anlamını taşımaktadır. Allah’ın yaratmış olduğu farklılıklara tahammül edilmediği için, esasında bizatihi Âlemlerin Rabbi olan Mevlamıza isyan etmek anlamına da gelmektedir.

Ölümü Anarak Doğru Yaşamak

Yaşadığımız hayattaki en büyük gerçeklerden biri, doğarak geldiğimiz bu dünyadan bir gün ölerek gideceğimizdir. Yüce Rabbimiz,  “Her nefis, ölümü tadacaktır. Sonra döndürülüp bize getirileceksiniz.”

Komşuluk Hakları

İslam’ın komşuluk ilşkilerine dair getirmiş olduğu hükümler, toplumsal huzur ve barışı temin eden prensiplerin  en önemlilerindendir. Dini, dili ve rengi ne olursa olsun, farklı toplumsal kesimlerin bir arada yaşamasını sağlayan bu ilkeler tarihî süreç içerisinde Müslümanlar için bir yaşam biçimi hâline gelmiştir.