CUMA HUTBESİ

Sünnetin Hayatımızdaki Yeri

09 Nisan 2026 Takke Tesbih Turuncu
Takke Tesbih Turuncu

Aziz ve Muhterem Müminler!

Yüce dinimiz İslam, hayatı anlamlı kılan, insanı istikamet üzere tutan ilahî bir rehberdir. Bu rehberliğin iki temel kaynağı vardır: Allah’ın kelamı Kur’an-ı Kerim ve bu kelamın hayata nasıl taşınacağını bize gösteren Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti. Sünnet vahyin insan hayatına indirgenmiş hâlidir. Daha açıkçası; kitabın hayata, inancın davranışa, bilginin ahlaka dönüşmüş şeklidir.

Muhterem Kardeşlerim!

Kur’an-ı Kerim bizlere temel ilkeler sunar, doğru ile yanlışı bildirir. Sünnet ise bu ilkelerin günlük hayatta nasıl tatbik edileceğini öğretir. Rabbimiz bu hakikati aşağıdaki âyet-i kerîmelerde şöyle ifade etmektedir: “Peygamber size ne vermişse onu alın ve size neyi yasaklamışsa ondan kaçının. Allah’a karşı saygısızlık etmekten sakının. Kuşkusuz Allah cezalandırmada çok çetindir.[1] “Resûlullah’a itaat eden Allah’a itaat etmiş olur, yüz çevirenlere gelince, seni onlara bekçi olarak göndermedik.”[2]  Bu ayetler açıkça göstermektedir ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e uymak Allah’a kulluğun ayrılmaz bir parçasıdır. Sünneti önemsemek Allah’ın emrine itaat etmek, dini doğru anlamak ve sahih yaşamak için elzemdir.

Aziz Cemaat!

Yüce Allah bir başka ayette ise şöyle buyurur:
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.[3] Bu ilahî çağrı sünnetin sadece şekilsel bir uygulama değil; Allah’ın sevgisine ulaştıran bir yol olduğunu ortaya koymaktadır. Müslüman, Allah’ın sevgisine ancak Peygamberini severek ulaşabilir. Bize Allah’ın vahyini ulaştıran odur. Biz Kur’an’ı da İslam’ı da ondan öğrendik. Hangi dine mensup oluğumuzu ve nelere iman etmemiz gerektiğini ondan öğrendik. Onun içindir ki Muhammed ümmeti Peygamberini kendi nefislerinden daha aziz tutmuş ve daha çok sevmiştir.

Kıymetli Müminler!

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sünnetinin ümmet için taşıdığı önemi şu sözleriyle açıklamıştır: “Size iki şey bıraktım. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’ın Kitabı ve Resulü’nün sünneti.”[4] Bir başka hadîs-i şerifte ise şöyle buyurmuştur:
“Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.”[5] Bu uyarılar, sünnetin Müslüman kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu; Müslüman’ın hayat boyu hidayet üzere kalması ve sırat-ı müstakimden ayrılmaması için ihtiyaç duyduğu bir rehber olduğunu açıkça göstermektedir. Sünnetten yüz çevirmek Hz. Peygamber’den uzaklaşmak; onun tebliğ ve temsil ettiği İslam dairesinin dışında hayat sürmek demektir.

Değerli Kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kur’an’ı eksiksiz ve fazlasız tebliğ eden bir elçi olmanın yanı sıra onu nasıl anlayıp yaşayacağımızı açıklayan, inananları müjdeleyen, uyaran, hüküm koyan ve tezkiye edendir. Bu nedenledir ki, onun sünneti hayatın tüm alanlarında bizlere rehberlik eder ve ölçü kazandırır.

Aziz Müminler!

Sünnet geçmişte kalmış bir hatıra değil; bugünümüzü inşa eden canlı bir yol haritasıdır. Özellikle azınlık olarak yaşadığımız toplumlarda kimliğimizi, ahlakımızı ve istikametimizi korumanın en sağlam yolu, Kur’an ve sünnete birlikte sarılmaktır.

Rabbimiz bizleri Kur’an’a ve sünnete gönülden bağlı, hayatı sırat-ı müstakim üzere mümin ve Müslüman olarak yaşayan kullarından eylesin. Amin.

[1] Haşr suresi, 59:7

[2] Nisâ suresi, 4:80

[3] Âl-i İmrân suresi, 3:31

[4] İmam Mâlik, Muvatta, Kader, 3

[5] Buhârî, Nikâh, 1

 

Hutbe – Türkçe

Hutbe – Isveççe

Hutbe – Flemenkçe

Hutbe – Fransızca

Hutbe – Ingilizce

Hutbe – Danca

Hutbe – Almanca

Hutbe – Arapça

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com