KADINLAR TEŞKİLATI

“25. yıl yüreklerin yüreklere dokunuşunun sonucudur.”

20 Ocak 2017

IGMG Kadınlar Teşkilatı 25. yıl İdareciler Günü 12 Kasım’da Leverkusen Smidt Arena’da yapıldı.

Kadınlar Teşkilatı (KT) 25. yılı münasebetiyle düzenlediği etkinliği yaklaşık beş bin kişilik bir katılımla gerçekleştirdi. KT Avrupa 2015 Kur’ân-ı Kerîm Tilavet Yarışması Birincisi Nesibe Zümra Ergün’ün Kur’an tilavetiyle açılışı yapılan program pek çok değerli ismi ağırladı.
Etkinliğin ilk konuşmasını Kadınlar Teşkilatı Kurucu Başkanı Güleser Topuz yaptı. “19 yıllık hasret, sevgi ve heyecan dolu selamlarımla sizleri selamlıyorum.” diyerek konuşmasına başlayan Topuz, 1979 yılında Millî Görüş ile tanışmasıyla başlayan süreci anlattı. “Esma Erdener, Şadiye Girgin, Zehra Dizman, Cahide Yılmaz ve uzak bölgelerdeki hatibe kardeşlerimizle yola çıktık. Gittiğimiz her yerde kadınların İslam’a olan aşkını gördük.” diyen Topuz en büyük destekçisi olarak nitelediği Amina Erbakan’a teşekkürlerini iletti. Topuz “Uzaklara gidemesek de el ele dokunamazsa da yürek yüreğe dokunmalı şiarıyla hareket ederek ‘Gelecek neslimizi tehlikeler bekliyor. Avrupa’da kadınları harekete geçirmemiz lazım.’ diyerek adımları attık.” dediği konuşmasında o dönemlerdeki karşılaştıkları sorunları anlattı. Topuz konuşmasının ardından salondaki emektarları sahneye davet etti. Güleser Topuz’un konuşması salonda manevi ve duygu yüklü bir ortam oluştururken katılımcıların çoğu gözyaşlarını tutamadı.
“Biz bir aileyiz.”
Güleser Topuz’dan başkanlığı devralan Zehra Dizman KT’nin kuruluş tarihcesini anlattı: “Her bir başkanımız ve yürütme kurulumuz her yapılanın üzerine bir şeyler ekledi ve bugünlere ulaştık. Fevc fevc o günlerde nasıl kardeşlerimiz yanımızdaysa bugün de yanımızdalar. Onlar olmasaydı bugünlere gelinmezdi. Bu davada biz de varız derken, maksadımız, sadece hizmette yarıştır. Bizler, bu aziz davanın yükünü erkek kardeşlerimizle birlikte sırtladık. Bu yükü paylaşırken ekip ruhuyla çalıştık; bundan böyle de aynı ruhla çalışmaya devam etmeliyiz. ‘Biz bir aileyiz.’ bilinciyle, çocuk, genç, yetişkinler olarak gayretlerimizi daha da arttırmalıyız. Çünkü, modernizm ve popüler kültürün yıkıcı etkisi, Müslüman toplumu alabildiğince kimlik erozyonuna maruz bırakıyor. Bundan dolayı, Millî Görüşçü Müslümanlar olarak, modernizmin parıltılı dünyasına ve gayr-i İslami âdetlere teslim olmayalım.” Dizman, çocukların ve aile hayatının davaya hizmette engel olmadığını ve olmaması gerektiğini örnekleriyle aktardı.

KT Başkanı Hatice Şahin, “Bugün burada, geçmişi yâd etmek, geleceği tasavvur etmek için bir araya geldik. Ümitle geleceğe bakmak için koşarak geldik. Heyecanınıza heyecan katıp, gelecek nesillerimize, teşkilatımızın ne zorluklarla bugünlere geldiğini hatırlatmak istiyoruz. Kıymetini bilerek, bu davaya daha güzel, canla başla azimle gayretle sahip çıkmaları gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Niyetimiz hayır, akibetimiz hayır olsun inşallah. Her biriniz hakkında destanlar yazılmalı. Tarihe imza atan sizlerin öyküleri, gelecek nesillere hakkıyla aktarılmalı.” diyerek konuşmasına başladı.

Daha çok kişinin hizmetlerden istifade etmesi için 37 bine çıkan üye sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir adım öne çıkabilecek cesaretimiz olmalı, haksızlığa, zulme ve zalimlere karşı dimdik onurlu olmalı, müminlere karşı ise merhametli olmalıyız. Doğudaki kardeşimizin ayağına batan dikeni batıda hisseden bir topluluğuz Elhamdülillah. İhlasla, samimiyetle başlanan bu yolda dün tohumlar atıldı, büyütüldü ve meyveler vermeye başladı. Şimdi yeniden tohumlar saçılıyor. Büyüklerimiz başlarken bu yola, ‘Bir işteki muvaffakiyet, o işe başlarken çekilen besmeledeki ihlas kadardır.’ demişler ve buna yürekten inanmışlar. Teşkilatımızın her türlü hizmetinde Kadınlar Teşkilatı mensupları olarak, üzerimize düşen görevleri hakkıyla yerine getirdik. Cömertliğinizle, fedakârlığınızla, desteklerinizle, anneliğinizle, hanımefendiliğinizle Hz. Hatice validemizi andırıyorsunuz, iffetinizle Hz. Meryem’i. Tevekkülünüzle, teslimiyetinizle Hz. Hâcer’i andırıyorsunuz, Sabrınızla Hz. Asiye’yi. Vefanızla, Hz. Fâtıma’yı hatırlatıyorsunuz, ilme olan aşkınız, tutkunuz ve dirayetinizle Hz Âişe validemizi. Çabanızla, gayretinizle, cihadınızla ve kahramanlığınızla, Hz. Nesibe’yi andırıyorsunuz, takvanızla Hz. Râbiatül-Adeviye’yi. Ne mutlu görevinin bilincinde olanlara. İnsanın, eşyanın, maddenin, zamanın, mekanın hakkını bilenlere, verenlere, hakkı üstün tutanlara. Ne mutlu görevini hakkıyla idrak edip, eda edenlere.”

Siyasetle ilgilenin
Belçika’nın ilk başörtülü ve en genç milletvekili olan Mahinur Özdemir de mikrofona gelen isimlerden oldu. Özdemir “Karşılaştığınız engeller ne kadar büyük olursa olsun o engelleri aşmanın tek bir yolu var. Ondan daha güçlü olmak, sabretmek ve başarmak. Ve tabii ki nasip! Önemli olan kırıp dökmeden, zarar vermeden muvaffak olabilmek. Benim hikâyem de bazen benzerliklerin bazen de farklılıkların arasında geçen mücadelelerle dolu.” diyerek başladığı konuşmasında siyasete atılmaya nasıl karar verdiğine ve vekil seçilene kadar ve vekil seçildikten sonra yaşadığı zorluklara değindi.

Ermeni soykırımını kabul etmediği için partisinden ihraç edilen politikacı şöyle konuştu: “Şunun farkına vardım, mücadele ettikçe kendinize bir zırh ediniyorsunuz. Biz mücadeleye devam edeceğiz. Mecliste olsun, sivil toplum olarak olsun her daim dimdik ayakta duracağız. Sizler bu ülkelerin, yaşadığınız ülkelerin vatandaşısınız. Katkı sağlıyorsunuz, o ülkeler bizim de ülkemiz. Başınızı dik tutun ve sağlam durun. Siz birlikte daha güçlüsünüz, bunu da unutmayın. Bu ülkelerin vatandaşıysak bizim de söyleyeceklerimiz olmalı. Ve elbette zorluk vardır, ancak sabırla bunların üstesinden gelebilirsiniz. Yaptığınız işi güzel yaptığınızda, insanlar belirli bir müddet sonra kıyafetinize değil yaptıklarınıza bakıyor. ”

Doğu Türkistan kanayan yara
KT’nin 25. yıl kutlamasında zulüm gören mazlum halklar da unutulmazken Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerinin sembol isimlerinden Rabiya Kader programın büyük ilgi gören isimlerinden oldu. “Kardeşlerim, canlarım” diyerek haziruna hitap eden Kader “Bugün sizlerle konuşuyorum ancak 20 milyonun üzerinde Doğu Türkistan’daki kardeşlerime konuşamıyorum.” dedi. Kader “Genç kızların başörtüleri saçlarıyla beraber çekilip yolunuyor. Çocuklarını dinî terbiye ile terbiye etmek isteyen aileler hapse atılıyor, namaz kılmak yasak. 65 yıldır süregelen bu zulüm ve işkence sürecinde 1 milyon 200 bin Müslüman kardeşimiz şehit edildi.” sözleriyle bölgedeki zulme değindi. Kendisine ve ailesine yönelik uygulanan yıldırma politikalarına da dikkat çeken Kader ölene kadar bu zulmü anlatmaktan vazgeçmeyeceğini söyledi. Yaşanan onca sıkıntıya rağmen Doğu Türkistan halkının imanını muhafaza ettiğini kaydeden Kader mücadeleye devam çağrısı yaptı.
Filipin Buayan Adası Prensesi Fatma Afife Gürsoy İslam kardeşliğinin önemine çekti ve “Bugün Rabiya hanımı da diğer milletlere mensup tüm Müslümanları da kardeş görmemizin temelinde İslam kardeşliği gizlidir.” dedi. “Konumuz İslam’da kadın olunca hiçbir yolun hiçbir Müslüman kadına uzak gelmemesi gerektiğini bugün göstermiş oldunuz. Bizler işittik ve geldik. Maalesef dünya medyası bilinçli bir şekilde biz Müslüman kadınları topluma farklı yansıtma gayretinde. Kadınlar babasının kızı, kocasının eşi, oğlunun annesi, torununun nenesi, yani doğumundan ölümüne kadar bir kadının velayetini böylelikle her kuşakta bir erkeğe teslim etmiş oluyor. Böylelikle Müslüman kadın hür iradesi olmayan bir varlıkmış gibi gösteriliyor. Oysa Kur’an’a baktığımızda ilk inen ayet ve aynı anda ilk emir olan ‘Oku!’ ayetinde cinsiyet ayrımı yapılmadan tüm kullara hitap edildiğini görüyoruz. Bizim inancımıza göre Allah için tek üstünlük takvadadır, cinsiyette değildir.” dedi.

İslam kardeşliği
Tony Blair’in baldızı olarak da tanınan ve İslamiyeti seçen gazeteci Lauren Booth kürsüye gelen konuşmaclardan bir diğeriydi: “Sizlerle İslam kardeşi olmaktan gurur duyuyorum. Onurlu bir Müslüman olmanın zor olduğu bu dönemlerde Rabiya Kader gibi hanımlar bizim kahramanlar gibi hissetmemize yardımcı oluyor. 25 yıldır siz kendinizi eğittiniz ve Avrupa’da iyi bir konuma sahipsiniz. Sizler Allah tarafından seçildiniz. Bugün dünyada 1,5 milyardan kaçı sizin gibi aktivitelere katılıyor. Yani sizin konumuza ulaşamıyorlar. Allah onun sevgisine götüren işlere öncülük edenleri sever. Bu nedenle sizler seçilmiş değerli insanlarsınız. Gülümsemek sadakadır. Tüm Almanlara, Fransızlara, Hollandalılara gülümseyin.”

“Toplumsal hayata katılın.”
Genel Başkan Kemal Ergün, kadınların teşkilattaki emeklerine dikkat çekerek başladığı konuşmasında, emektarlara teşekkür etti. Nisâ suresinin 124’üncü âyet-i kerîmesindeki salih amel ifadesi üzerine açıklamalarda bulunan Ergün, “Bizler İslam Toplumu Millî Görüş Teşkilatının mensupları olarak inanıyoruz ki, resmî olarak 25. yılını dolduran ama kökleri 25 yıldan çok daha ötesine uzanan teşkilatımızın kadınlarının; bu topraklarda İslam dini yaşansın, gelecek nesiller İslam kültürünü, örfünü, âdetini unutmasın, İslam ahlakı bu topraklarda da neşvünema bulsun, binlerce yıllık İslam medeniyeti güzelliklerini buralara da yansıtsın niyetiyle gece gündüz demeden sarf ettikleri emeklerin, ailece fedakârca katlandıkları meşakkatlerin her biri Allah’ın izniyle bu salih ameller zümresindendir.” dedi.
Ergün konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün içinde yaşadığımız ülkelerde Müslümanlara yönelik ön yargı ve şüphe ikliminden en çok etkilenen insanlar sizlersiniz. Başörtülü Müslüman kardeşlerimize yönelik melun saldırılar her geçen gün artıyor. En son Hamburg’da sokak ortasında bir hanım kardeşimizin yüzüne yumruk atan, Viyana’da bir başörtülü kardeşimize saldıran ırkçı ve İslam düşmanı insanlıktan nasibini almamış şahıslar Müslüman cemaatin tamamında endişeye neden oldu. Bizim bütün bu nefret dolu saldırılara cevabımız kadınlarımızın toplumsal hayata daha çok katılımı olacaktır. Irkçılık ve ayrımcılığın birinci hedefi olan Müslüman kadınlar, yine ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede de en ön saflarda yerlerini almalıdırlar.”

Genel Başkan İslam tarihinin ilk günlerinden itibaren tarihten örneklik eden Müslüman kadınlardan misaller vererek, günümüzdeki rol model kadınlara ve onların fonksiyonlarına da işaret etti. Ergün “Bizim teşkilatımızın kadına dair tasavvurunda topluma karışmayan, kendi kararlarını alamayan, bulunduğu toplumu zenginleştirmeye dair fikri ve kaygısı olmayan bir kadın tasavvurunun yeri yoktur. Bizim teşkilatımızdaki kadınlarımız Cenâb-ı Hakk’ın bizlere çizdiği sınırlar dâhilinde kendi kararlarını alan, eğitimli, hayırda öncü kadınlardır. Bu gerçekten hareketle sadece teşkilatımızdaki değil, Müslüman cemaat içerisindeki bütün kadınların ilim peşinde koşmalarını, onların kendi yeteneklerini gerçekleştirebilecekleri ortamlar oluşturulmasını sağlamak boynumuzun borcudur.” dedi.

Çınar hatırası
 Programda her bölgeye 25. yıl hatırası olarak çınar ağacı fidesi hediye edildi. Böylece herkesin bölge binasının veya camisinin bahçesine bunları dikip büyüterek gelecek nesillere hatıra olarak aktarması istendi.
Programda IGMG Kadınlar Teşkilatının öyküsünü anlatan video gösterimi de büyük alkış aldı. İbn-i Sina ve Viyana İmam Hatip Liselerinin talabeleri ve Bergkamen Kız Koleji öğrencileri de ezgileriyle progrma renk kattı. Selma Öztürk KT için hazırladığı marşı söyledi. Programın sonunda eski KT Başkanlarına, Eski MYK’lara, mevcut bölge Başkanları ve MYK’lara da plaket ve çiçek takdimi yapıldı. Yapılan dua ile program son buldu.