CUMA HUTBESİ

Hutbe: Eşleri Barıştırmak

31 Ekim 2017 Rahle
Rahle

Aziz Müminler!

Aile toplumun çekirdeğidir. Aile bozulursa toplum bozulur. Bununla birlikte, maalesef şu da bir gerçek ki, günümüzün en büyük problemlerinden biri aile huzurunun bozulması ve boşanmaların çoğalmasıdır. Ne yazık ki artık evliliklerde fedakârlık, sabır ve tahammül değil, bireysellik ön plana çıkıyor.

Bundan dolayı en ufak bir sıkıntıda, en son düşünülmesi gereken ve en basit yol seçilerek eşler boşanıyorlar. Boşanma oranı Müslümanlar arasında da  oldukça yükselmiştir. O hâlde “Sulh en hayırlısıdır.” düsturu ile eşlerin barışmasına yardımcı olmak günümüzdeki en hayırlı işlerdendir.

Değerli Kardeşlerim!

Şeytanın en sevdiği şey eşlerin arasını bozmaktır. Bu sebeple, evimiz şeytanın sevincinden oynadığı yer değil; bizim, eşimizin, çocuklarımızın sığınacağı yuva olmalıdır.

Akıllı eşler, birlikte yaşamanın getirdiği genel ve özel kırılmaları, anlaşmazlıkları büyütmeden, aile düzenine zarar vermeden tedbirli davranarak önleyen eşlerdir. Ama buna rağmen aralarında bir anlaşmazlık olursa onları bir araya getirip aralarını bulmak, yuvalarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olmak çok büyük sevaptır.

Muhterem Cemaat!

Şüphesiz insanlar içerisinde araları düzeltilmeyi en çok hak edenler eşlerdir. Çünkü sürekli birlikte yaşayan insanların, haklı veya haksız, değişik sebeplerden dolayı aralarının bozulması normaldir. Önemli olan bu bozulmayı, bu duygusal kırılmayı, ailede daha fazla tahribata yol açmadan önleyebilmektir. Bunu yapmak da bizlerin vazifesidir.

Yüce Rabbimiz âyet-i kerîmede hem araları bozulan eşlere hem de topluma bu eşleri barıştırma görevi yüklemiştir. Mesela Nisâ suresinde bu görev şöyle izah edilmiştir: “Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz, Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.”[1]

Araları bozulanları en iyi dostlar bir araya getirebilir. Çünkü dostlar güven verir, dertten anlar, derde çare arar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mümin kimsenin bu özelliğini şöyle ifade etmektedir: “Mümin, kendisiyle dostluk kurulabilen kişidir. İnsanlarla dost olmayan ve kendisiyle dostluk kurulamayan kişide hayır yoktur. İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olan kimsedir.”[2]

Zikrettiğimiz ayet ve hadise göre, öncelikle araları bozulan eşleri bir araya getirmek, onlarla birlikte araları bozuk olan daha başka kimseleri barıştırmak bir görevdir. Bu görev ancak ve ancak dostluk kurulabilirse hakkıyla yerine getirilebilir. Eğer bir kimse ile dostluk kurulamıyor ise o kimsede hayır yok demektir.

Aziz Müminler!

Burada en büyük görev büyüklerimize düşmektedir. Yaşlılar, dedeler, babalar… Sizin engin birikim ve tecrübeniz bulunmaktadır. Bu birikim ve tecrübelerinizi toplumda faydalı bir şekilde kullanmak Allah katında size büyük bir sevap sağladığı gibi, sosyal hayatta da hayra ve barışa vesile olmanızı beraberinde getirecektir.

Onun içindir ki değerli kardeşlerim, akrabalarınız arasında olanlara, çevrenizdeki gençlere, tecrübesizlikleri sebebiyle evliliklerini tehlikeye sokan kardeşlerinize yardımcı olun, tecrübelerinizi aktarın, nasihat etmekte cömert davranın, onlara aile huzurunu temin etmelerinde yardımcı olun.

Rabbim bu konuda hepimizi muvaffak eylesin! Amin!

[1] Nisâ suresi, 4:35 
[2] Taberânî, Mu’cemu’l Evsat, H. No 5937

Hutbe-Eşleri Barıştırmak

Hutbe-Arapça

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com