İRŞAD

Bayram Hutbesi: Ramazan Bayramı 1441

23 Mayıs 2020 Kuran Tesbih Kırmızı
Kuran Tesbih Kırmızı

Muhterem Kardeşlerim!

Allah’a hamd-u senalar olsun ki, tüm insanlığın salgın hastalık sebebiyle zor bir süreçten geçtiği böylesi bir dönemde, cennetin anahtarlarından birisi olan ramazan ayını mahzun olarak geçirmiş de olsak oruçlarımızı tutmuş ve bugün bayrama ulaşmış bunuyoruz. Bir taraftan “Acaba bu bereket ayını daha iyi bir şekilde değerlendirebilir miydik?” diye kendimizi sorgularken, diğer taraftan da ebedî bayramların müjdecisi olan bayrama kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bir ay boyunca, oruçlarımızı tuttuk, birçok nafile ibadet yaptık, en önemlisi vefa ve kardeşlik duygularının yenilenmesi, muhtaçların yaralarının sarılması için üzerimize farz ve vacip olan zekâtlarımızı ve fitrelerimizi ödedik. Bütün İslam dünyası olarak ramazan ayının manevi gölgesinde bir ve beraber olmanın mutluluğunu yaşadık. Bayramlar neşe, sevinç ve Allah’ı zikretme günleridir.  Bütün İslam dünyası ve siz kardeşlerimiz için bayramımız mübarek olsun.

Aziz Müminler!

Ramazan ayı boyunca oruçlarımızla, teravihlerimizle, mukabelelerimizle Rabbimizin rızasını aramaya çalıştık. Kullukta bilinçlenmeye ve mali ibadetlerimizi eda ederek iyiliklerimizi çoğaltmaya, nefislerimize gem vurarak sabırlarımızı artırmaya, ufak tefek hata ve kusurlarımızın affedilmesi için tövbe ve istiğfarlarda bulunduk. Kur’an’la beslendik ve takva elbisesine büründük. Peygamber (s.a.v.)’in her ramazan ayında ve hayatı boyunca tatbik buyurduğu mukabele sünnetini ihya ettik. Mallarımızın içinden zekât ve sadakalarımızı çıkardık. Böylece mal ve dünya hırsından arınmayı hedefledik. Hata ve günahlarımızdan tövbe ettik, Rabbimize sığındık. İnşallah umduğumuz her şeye nail, korktuklarımızdan da emin oluruz.

Muhterem Kardeşlerim!

Bir ay boyunca oruç tutan Müslümanlara verilen bu bayram günleri Allah’ın ikramıdır. Bu ikram ve nimetin kadir ve kıymetini bilmemiz gerekir. Bunun yolu ise, kardeşler olarak birbirimize daha yakın olmamız, gönüllerimizin ve hanelerimizin kapılarını birbirimize açmamız ve bu mutluluğu paylaşmamızdır. Bütün bunları gerçekleştirmek için, ana ve babalarımızdan başlamak üzere, aile efradımızla bayramlaşmalı, diğer aile büyüklerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı, arkadaş ve dostlarımızı da unutmamalıyız. Hatırını sormadığımız hasta kalmamalı, gönlü alınmamış hiçbir yaşlı bırakmamalıyız. Varsa yetim, garip ve kimsesizlerle bayramlaşalım ve onları sevindirelim. En önemlisi kırgınlarımız, küskünlerimiz ve dargınlarımız bu bayram sabahı barışmalılar. Cenâb-ı Hak, “Müminler ancak kardeştir.”[1] buyuruyor. Peygamber Efendimiz (a.s.) ise, “Ey insanlar! Selamı aranızda yaygınlaştırın, yemek yedirin, akrabalık bağlarınızı gözetin, insanlar uyurken namaz kılın ki selametle cennete giresiniz.”[2] uyarısında bulunmuştur. Kardeşliklerimizi bugün ispat etmeyeceksek ne yapacağız?

Bunlara ilaveten Ramazan ayında elde ettiğimiz kulluk görevlerimizdeki bilinci bir ömür boyunca sürdürmenin ikrarını yine bu bayram sabahında yenileyeceğiz. Çünkü Cenab-ı Hak, Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.”[3] buyurmuştur.

Sözlerimizin sonunda tekrar bütün İslam dünyasının bayramlarını tebrik ediyor, bayramın bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

[1] Hucurât suresi, 49:10
[2] İbn Mâce, 4/230, H. No: 1324
[3] Hicr suresi, 15:99

Hutbe-Ramazan Bayramı