CUMA HUTBESİ

Hutbe: Hz. Eyyûb (a.s.)’ın Duası

18 Ocak 2018 Mimbar Deckenleuchten
Mimbar Deckenleuchten

Muhterem Müslümanlar!

Hz. Eyyûb (a.s.), Kur’ân-ı Kerîm’de yer yer zikredilen, sabrından dolayı çokça övülen bir peygamberdir. Şüphesiz her peygamber sabrın timsali ve örneğini teşkil eder ama imtihan edildikleri hususlar farklıdır. Dolayısıyla bizim Hz. Eyyûb (a.s.)’dan alacağımız sabır örneği, şeytanın kuvvetli vesveselerine karşı gösterdiği duruş olmalıdır.

Değerli Cemaat!

Hz. Eyyûb varlıklı, mal mülk sahibi, çok sayıda çocuğu olan bir peygamberdi. Bütün bu nimetlerin içerisinde daima Allah’a yönelen, O’na itaat eden ve şükreden bir kuldu. Yüce Rabbimiz verdiği bütün nimetlerin hepsini alarak peygamberini imtihan ettiğinde ise Hz. Eyyûb’un Rabbine karşı tavrı ve duruşu değişmedi. Allah’a asla isyan etmeyerek taat ve ibadetlerine, yani kulluğuna titizlikle devam etti. Nimetlerinin eksilmesi bir yana yüce Rabbimiz onu ağır bir hastalıkla da imtihan etti. Öyle ki hastalık bütün vücudunu sardıktan sonra artık diline sirayet etmeye başlayınca Rabbine niyazı Kur’an’da şöyle zikredilir: “(Resûlüm!) Kulumuz Eyyûb’u da an. O, Rabbine: ‘Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve eziyet verdi.’ diye seslenmişti.”[1]

Değerli Kardeşlerim!

Bu yüce peygamberin niyazında birçok husus dikkatimizi çekmektedir. Evvela Hz. Eyyûb imtihandan bıkıp artık dayanamayacağını söylememektedir. Allah’ın ona verdiği imtihana rıza göstermediğini ima dahi etmeyerek isyan etmemektedir. O zor durumda dahi imtihanı hâlâ gönülden kabul etmektedir. Bu durumunu ona zor ve çekilmez gösterenin şeytan olduğunu bilmekte ve bunu Allah’a arz etmektedir. İşte bu, her imtihan karşısında bizlerin de göstermesi gereken sabır ve farkındalıktır. Zira Hz. Eyyûb’dan örnekle, imtihan sırasında yorgunluğun ve bitkinlik hissinin şeytanın bir vesvesesi olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Çünkü şeytan bize, Rabbimizin kulunu bu durumda terk ettiğini, unuttuğunu ve ona eziyet ettiğini telkin eder ve buna inanmamızı ister. Bu, bir beşer olarak kati surette üzülmememiz ya da yorulmamamız anlamına gelmiyor. Aksine; biz üzülsek ve yorulsak dahi Allah’tan asla ümit kesmemeliyiz. Önemli olan, hangi sıkıntı olursa olsun, imtihanı doğru algılamamız ve sabır göstermemizdir.

Aziz Kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz, Hz. Eyyûb’un sabrının güzelliğinden şöyle bahsetmektedir: Hz. Eyyûb’un imtihanı sırasında hastalığının ağır koku yaymasından dolayı ailesi dâhil bütün insanlar onu terk etmiştir; ona yakın olan iki erkek kardeşi hariç. Onlardan birisi bir yakınına Eyyûb (a.s.)’dan bahsederken, “Daha evvel hiç işlenmeyen çok ağır bir günah işlemiş olmalı, çünkü Allah ona 7 yıldır ne merhamet etti ne de ona bir kolaylık sağladı.” diye bir ifadede bulundu. Hz. Eyyûb bunu ona aktaran yakınına şöyle cevap vermiştir: “Ben onlar için Allah’tan mağfiret dileyeceğim, çünkü Allah’ın iyilik dışında kötü bir şekilde anılmasına gönlüm razı değil.”[2] İşte bu yüce peygamberin sabrı, bizim belki de hayal bile edemeyeceğimiz zorluklarla dolu olan bütün sıkıntılarına rağmen böyle bir güzelliktedir. Bundan dolayı Allah onu “Gerçekten biz Eyyûb’u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.”[3] diye övmüştür.

Muhterem Cemaat!

Biz de Allah’ın sabırlı ve sevimli kullarından sayılmak istiyorsak şu hususları asla unutmamalıyız: Hiçbir sıkıntı daima kalıcı değildir. Zira Allah bu imtihanından sonra Hz. Eyyûb’a kaybettiklerini misliyle geri vermiştir. Dahası, zor imtihanlarımız Allah’ın bizi terk ettiğini göstermez. Bilakis Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi imtihanlar, Rabbimizin bize günahlarımızdan arınmak için sunduğu vesilelerdir. Bu şekilde günahlarımızdan daha bu dünyada inşallah temizlenip adım adım cennete yaklaşıyoruz. O hâlde her birimiz Hz. Eyyûb gibi Allah hakkında daima olumlu düşünmek için çaba gösterelim ve hamd etme ibadetimizi arttıralım.

Allah hepimizi daima O’na yönelen kullarından eylesin. Amin.

[1] Sad suresi, 38:41.
[2] Müsned, 6/299.
[3] Sad suresi, 38:44.

Hutbe-Hz Eyyub’un Duası