CUMA HUTBESİ

Hutbe: Orucun Önemi ve Mahiyeti

31 Mayıs 2016 Rahle
Rahle

Muhterem Müslümanlar!
Rabbimiz’in inayeti ile bir iki gün içinde yeniden oruca başlayacağız. Bizim oruç dediğimiz kelime Arapçada savm diye geçer ve “bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek” anlamında kullanılır.

Dinî bir terim olarak ise, sabahleyin imsak vaktinden akşamleyin iftar vaktine kadar Allah rızası için, bilinçli olarak yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.

Aziz Kardeşlerim!
İmsak vakti tan yerinin ağarması vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir. İftar vakti ise oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur.

Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan orucu Peygamberimiz’in Mekke’den Medine’ye hicretinden bir buçuk yıl sonra şaban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslam’ın olmazsa olmaz beş şartından biridir.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“İslam beş şey üzerine kurulmuştur: 1. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve resulü olduğuna tanıklık edip itiraf etmek. 2. Namaz kılmak. 3. Zekât vermek. 4. Beytullah’ı ziyaret etmek. 5. Ramazan orucunu tutmak.”[1]

Ayrıca, ramazan orucunun farz olduğunu şu ayet de bildirmektedir:
“Ey İman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç farz kılındı. Bu sayede kendinizi korumuş olursunuz. Oruç, sayılı günlerdedir. İçinizde hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler…”[2]

Oruç, riya ve gösterişin en az karışabileceği bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır ve orucun mükâfatı hususunda Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:
“Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim.”[3]

Değerli Müminler!
Oruç nefsin isteklerinden bilerek, isteyerek uzak durmak olduğu için bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. Böylece oruç nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili bir yoldur. Demek ki oruç, insanı maddi zevk ve şehvetler peşinde koşturan nefs-i emmâreyi teskin etmenin bir ilacı, nefsi törpülemenin de bir çaresidir.

Muhterem Kardeşlerim!
Oruç yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarf etmeye de vesile olur. Bütün bunlara ek olarak orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. Bu yönüyle ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir.

Değerli Müslümanlar!
Allah tutacağımız oruçları kabul etsin. Savaş ve işgaller dolayısı ile ramazanı huzur içinde geçiremeyecek olan milyonlarca kardeşimize de kolaylıklar ihsan etsin.

Hutbemizi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in şu müjdesiyle bitirelim:
“Kim iman ederek ve sevbını Allah’tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.”[4]

[1] Buharî, İman, 1; H. No: 8
[2] Bakara suresi, 2:183-184
[3] Müslim, Sıyâm, 210; H. No: 1151/2
[4] Buhârî, Savm, 11; H. No: 1901

20160603 Hutba-Arabisch

20160603 Hutbe-Orucun önemi ve mahiyeti

[supsystic-social-sharing id="1"]