CUMA HUTBESİ

Hutbe: Varlık Bizim İmtihanımızdır

07 Şubat 2018 Tesbih Yeşil Siyah
Tesbih Yeşil Siyah

Muhterem Müslümanlar!

Allah’ın bize hiçbir bedel ya da karşılık ödemeden bahşettiği maddi ve manevi her türlü nimeti, O’nun sonsuz ikramındandır. Bedenimiz, azalarımız, bizi insan kılan irade, akıl, ruh, gönül, yürek gibi nimetlerimiz bunlardan sadece birkaçıdır. Üstelik bunların tamamının devamlılığı, bir sekteye uğramadan işlev görmesi ve onlar üzerinden faydalı şeyler üretmemiz için yine Allah’ın rızıklarına muhtacız. Güneş olmasa ışık olmazdı, ışık olmasa gözümüz olsa dahi kullanamazdık, gözümüzün işlevi ve manası kalmazdı. Nitekim Allah (c.c.), Kur’ân-ı Kerîm’de bu hususa şöyle işaret buyurmaktadır: “O hâlde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?”[1]

Değerli Müminler!

Rahmân suresinin bu hepimizce bilinen ve her daim zikrimizde olan ayetinde geçen nimet için kullanılan ‘Âlâ kelimesinin dikkat çekici bir özelliği vardır. Bu yalnızca kavradığımız ve görebileceğimiz nimetleri değil, aynı zamanda bizler hiç fark etmeden bizim için Allah’ın daima ve her an verdiği nimetleri de kapsamaktadır; nefes alıp verme, kalbimizin atması, organlarımızın sorunsuzca çalışması gibi. Peki bu kadar büyük bir ikrama mazhar olmanın ardında yatan ilahî amaç nedir? Allah’ın bunun karşılığında kavramamızı istediği şey, bütün bu varlıkların bizim için bir imtihan oluşudur. Zira insan imtihanda olduğunu fark etmediği takdirde bunların hepsini hak ettiğini düşünmeye başlamakta ve buna kendini inandırmaktadır. Fecr suresinde Allah bize bu hakikati şöylece bildirmektedir: “İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde ‘Rabbim bana ikram etti (ben bunu zaten hak etmiştim)’ der.”[2]

Kıymetli Kardeşlerim!

Allah’ın karşılıksız ikramına karşı bu tutum, nankörlüğün, şımarıklığın ve algıda bir sorun olduğunun ifadesidir. Bunun fiilde yansıması ise, malımızı, bedenimizi, ruhumuzu yanlış ve faydasız yollarda harcamamızdır. Bu şekilde kendimize yazık etmekte ve Allah’a karşı saygısız bir tutum içerisine girmekteyiz. Nitekim Ad ve Semud kavimlerinin helak olma sebebi bu nankörlük tutumunda aşırıya gidip de cenneti dünyada kurmaya çalışmaları ve bu sebeple Allah’a isyan etmeleri olmuştur. Onların en büyük hatası, Allah’ın onlara bahşettiği varlığın bir imtihan olduğunu unutmak ve varlığı Allah’tan bağımsız olarak algılamak olmuştu.

Aziz Cemaat!

İşte biz Avrupa toplumunda yaşayan Müslümanlar olarak elimizde bulunan nimetlerin imtihan olduğunu fark etmeliyiz. Farkında oluşumuzun en iyi göstergelerinden birisi şüphesiz malımızı Allah yolunda harcamamız olacaktır. Özellikle gelecek nesillerimize yatırım yapmak, onların yetiştirilmesinde katkıda bulunmak, eğitimleri için harcama ve destekte bulunmak elzemdir. Zira bize Allah’ın emaneti olan nesillerimiz de nimetimiz, dolayısıyla imtihanımızdır. Burada en büyük katkımız, onların yetişmesi için büyük çabalar sarf edilerek kurulan müesseselerimizi desteklemektir. Hz. Enes (r.a.)’ten rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunun önemini bu sözüyle vurgulamıştır: “Çocuklarınıza karşı iyi davranın ve onları iyi eğitin.”[3]

Muhterem Müminler!

O hâlde gelin bize kesintisiz nimetler bahşeden Allah’a yetersiz olan şükrümüzü İnfak Kampanyamıza katkı sağlayarak tamamlamaya çalışalım. Allah şükrettiğimiz takdirde bize nimetlerini arttıracağına dair söz vermiştir. Allah’ın sözü ise şüphesiz haktır. Üstelik katkıda bulunduğumuz projelerde atılacak olan her adım bize sağlam ve donanımlı binalar, kaliteli eğitim ve en önemlisi temiz, şuurlu ve imanlı bir nesil olarak inşallah geri dönecektir.

Allah (c.c.), niyetlerimizi kabul eylesin; umduğumuzdan daha fazlasını nasip etsin.

[1] Rahmân suresi, 55:13
[2] Fecr suresi, 89:15
[3] Sünen-i İbni Mâce, Edep, 3

Hutbe-Varlık Bizim İmtihanımızdır

Hutbe-Arapça