GENEL SEKRETERLİK

“İslam’ı tanıtma hizmetleri bizi heyecanlandırmalıdır.”

02 Mayıs 2019

Bölge Çalışmaları Koordinasyon Toplantısı bölge ana teşkilat kurumsal iletişim, tanıtma ve basın yayın başkanlarının katılımı ile 20 Nisan’da Genel Merkez’de gerçekleşti.

İslam Toplumu Millî Görüş Bölge Çalışmaları Koordinasyon Toplantısı (BÇKT) Genel Sekreterlik ve Kurumsal İletişim Başkanlığının ortak toplantısı ile gerçekleştirildi. Toplantının ilk bölümünde Kurumsal İletişim (KİB) Başkanı Osman Yusuf ve Genel Sekreter Bekir Altaş toplantının mahiyeti hakkında bilgi verdi, teşkilata ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Daha sonra, Plural Yayınları, planlanan yanınlar ve Perspektif dergisi ile ilgili bilgilendirmeyi Ali Mete, Sabah Ülkesi ve Camia ile ilgili bilgilendirmeyi de Ali Çolak ile İlknur Küçük yaptı. Mehmet Kandemir ise sosyal medya kullanım ilkelerini hatırlattı ve teşkilatın resmî hesaplarındaki paylaşımların yaygınlaştırılmasını istedi. Kandemir igmg app ile ilgili gelişmeleri de anlattı.

Üniversiteliler Başkanı Selçuk Çiçek ise Buyrun, ben Müslüman’ım aksiyonunu değerlendirdi, bölge temsilcilerinin aksiyona dair değerlendirmeleri alındı. Aksiyonun sosyal medyadaki paylaşımlarına göre birinci olan bölgelere hediye verdi. Instagram paylaşımlarında Württemberg, Facebook paylaşımlarında Belçika ve Twitter paylaşımlarında da Avusturya Linz Bölgesi hediye aldı.

KİB Başkanı Osman Yusuf, yeniden oluşturulan Kurumsal İletişim Başkanlığı ve planlanan tanıtma hizmetleri ile teşkilat  içi gelişmeler hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, Genel  Sekreter Bekir Altaş da Genel Merkez’de oluşturulan ülke masaları çalışmalarının nasıl koordine edilebileceği ve hemen hemen her ülkede problem edilen imamların durumları ile ilgili bilgiler verdi.

Avrupa’da hükûmetlerin anayasal sınırları aşarak Müslümanlara bir imam profili çizdiğini, okullarda da İslam din derslerine müdahale etme gayretinde olduklarını bildiren Altaş imamlık meselesinin devletin müdahil olabileceği bir alan olmadığını söyledi ve şöyle dedi:  “Çizilen profildeki bir imamın mesela yerel dil ve kültürü bilmesi en çok bizi memnun edecektir. Fakat bizim için bir imamda daha önemli olan şey imamın ilahiyatçı, Ehl-i sünnete ve IGMG esaslarına bağlı olmasıdır.”

Almanya İslam Konseyi’nin çalışmaları, Alman İslam Konferansı ve İslam din dersleri konusundaki gelişmelere dair bilgilendirmelerde bulunan Ali Kızılkaya, Almanya’da İslam din derslerinin nasıl verileceği ile ilgili olarak devletin İslamî cemaatleri dışlama ya da yetkilerini kısma gibi bir politika yürüttüğünü söyledi.

Almanya’daki camilerle, İslamî kuruluşlara yapılan saldırıların dokümantasyonu ile ilgili oluşturulan Brandeilig projesini de Şeyma Kuri sundu. Cami saldırılarının, başından sonuna kadar takip edileceğini söyleyen Kuri, bu projenin diğer Avrupa ülkeleri için de uygulamaya alınacağını bildirdi.

Hasene Deutschland ile ilgili bilgilendirmeyi de Meryem Yaylak yaptı. Adının Hasene olması dolayısıyla Hasene International ile karıştırılmaması gerektiğine vurgu yapan Meryem Yaylak Hasene Deutschland’ın bağış toplamayacağını, Almanya ve Avrupa’da Müslümanların ihtiyaç duyduğu sosyal hizmetleri kapsayan bir yapı olduğunu söyledi. Hospiz ve Palyatif Bakım Kursları, koruyucu aile hizmetleri, sistemik aile danışmanlığı, sosyal yardım ve danışma çağrı merkezi gibi hizmetleri bulunduğunu ve ileride hangi alanlarda hizmetler sunacaklarını anlattı.

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün de toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. Teşkilatımızın en önemli birimlerinden birinin Kurumsal İletişim  Birimi olduğunu, ancak, bölgelerimizin tam olarak bunun önemini kavramadığını üzüntü ile ifade etmek durumda olduğunu söyledi.

“Buyrun, Ben Müslüman’ım” ve Açık Cami Günleri programlarına atıfta bulunarak bu çalışmaların heyecan vermediği bir teşkilat mensubunu düşünemediğini ifade eden Kemal Ergün “Türkiye’deki siyasal çekişmeler bizi heyecanlandırıyorken buradaki bu çalışmalar bizi heyecanlandırmıyorsa yanlış zemin üzerindeyiz.” diyerek  özetle şunları söyledi: “Hiç bir bölgemizde, hiç bir şubemizde Kurumsal İletişim Başkanlığı boş kalmayacak. Teşkilatın en aktif birimlerinden birisi KİB olacaktır. Hatta biz çalışmalarımızı diğer İslamî cemaatlerle ortak bir şekilde yapmanın da yollarını arayacağız. Nasıl Açık Cami Günlerini başlattık, diğer cemaatler de buna katıldı, şimdi Merve el Şerbinî kardeşimizin şehit edildiği günün anısına düzenleyeceğimiz, ırkçılığa, ayrımcılığa karşı duyarlılığı artırma faaliyetlerimiz de umuyorum ki ortak yürütülecek bir çalışma olacak. Buyrun, Ben Müslüman’ım aksiyonuna biz 5 sene önce başladık. İnşaallah diğer cemaatler de bu aksiyona katılacaktır. İslam’ın önündeki negatif imaja karşı insan olma ortak paydasında birleştiğimiz insaf sahibi insanları da bu çalışmlarda paydaş hâline getireceğiz. Nasıl ki, Yeni Zelanda’daki elim olay sonrasında hem o ülkenin başbakanı hem de Avrupa ülkelerinin idarecileri acımızı paylaştı ise, burada da diğer yerel aktörlerle birlikte ayrımcılık ve ırkçılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Genel Başkan ayrıca tüm teşkilat mensuplarının gündemi takip için Camia ve Perspektif’i  mutlaka okumaları ve Sabah Ülkesi ve Plural Yayınları’nı takip etmeleri gerektiğini belirtti.

Atölye çalışmaları

BÇKT’de  3 workshop (atölye çalışması) da yapıldı. “Bölgelerde Toplumsal Faydalılık Hususunda Yerel Paydaşlar”, “Sosyal Hizmetler” ve “Açık Cami Günü” başlıklarında yapılan workshoplar İlknur Küçük, Meryem Yaylak ve Ali Mete koordinesinde yapıldı.

Bölgelerde Toplumsal Faydalılık Hususunda Yerel Paydaşlar workshopunda çeşitli konularla birlikte, bölge ve cemiyetlerin yaptığı toplumsal faydalılık çalışmaları değerlendirildi bölge ve şubelerin mahalli düzeydeki toplumsal ilişki düzeyi nedir, bunun önündeki engel nedir, neler yapılabilir sorularına cevaplar arandı.

Sosyal hizmetler alanında ise, yapılanma sürecinde karşılaşılan durumlar, Müslüman toplumun sosyal hizmet taleplerinin tespit edilmesi ve bu hizmetlerin kurumsallaşması konuları ele alındı.

Açık Cami Günü workshopunda ise, bu programların formatının yenilenmesi ve geliştirilmesi, muhatap kitlenin belirlenmesi, tanıtımın nasıl yapılacağı ve organizede görev alanların eğitimi meselesi müzakere edildi. Mesela, Açık Cami Günü dolayısıyla  şehir turu, kermes, interaktif sunumlar, gece de devam edebilecek programların formata dahil edilmesi gibi konular değerlendirildi. Ayrıca Fransa’ya mahsus olmak üzere, Eylül ayında 3 hafta sonu Lyon kentinde müzelerin açık olması münasebetiyle Açık Cami Günlerinin bu günlerde yapılıp yapılamayacağı görüşüldü.