BASIN AÇIKLAMASI

Koalisyon sözleşmesi ümit veriyor, ama aynı zamanda soru işaretleri de var

29 Kasım 2021
Basın Açıklaması

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş Almanya’da genel seçimler sonrası SPD, Yeşiller ve FDP’nin üzerinde mutabakata vardığı koalisyon sözleşmesi hakkında bir açıklama yaptı. “Koalisyon sözleşmesini ‘ışık ve gölge’ şeklinde özetlemek mümkün. Olumlu yönde gerçekleştirilecek çok sayıda faaliyetin ilanıyla beraber önemli alanlarda soru işaretleri hâkim ve belirsiz ifadeler dikkat çekiyor.” diyen Altaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üç parti arasında mutabakata varılan koalisyon sözleşmesinin hem ışığı hem de gölgesi önümüzdeki yasama sürecinin üzerine düşmüş durumda. Aynı zamanda soru işaretleri de dikkat çekiyor. Örneğin koalisyonun imam eğitimi konusunda nasıl bir yol izleyeceği belirsiz. Bundan önceki federal hükûmet bu alanda tek başına hareket ederek anayasa hukuku açısından tartışmalı bir yol takip etti ve Müslüman halkın güvenini kaybetmekle karşı karşıya kaldı. Biz yine de bu alanda bundan sonra atılacak adımları büyük bir dikkatle izleyecek, eleştirel bir şekilde sürece eşlik edeceğiz.

Özellikle dikkat çeken bir diğer husus da ‘dinî cemaatlerin hukuki statülerine eklemeler yapılmasının’ incelenmesi. Bu alandaki tek ölçüt anayasa ve hukuk yoluyla geliştirilen ilkeler olabilir. Bu hususta eyalet hükûmetlerinin doğru şekilde teşvik edilmelerini bekliyoruz. Öte yandan koalisyon sözleşmesinde birçok manaya gelebilecek şekilde formüle edilmiş elastik ifadeler de soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Acaba bu, önceki hükûmetin Müslümanlara yönelik politikalarına ‘aynı şekilde devam’ demek anlamına mı geliyor? Evetse, milyonlarca Müslüman’ın pahasına bundan önce takip edilen ve Müslümanların güvenini zedeleyen siyasete devam edilecek demektir.

Oturum ve vatandaşlık hukukunda ise sevindirici gelişmeler söz konusu. Özellikle uzun süredir geciktirilen ancak pratikte zaten var olan çoklu vatandaşlık hususu İslam toplumunun yıllardan beri talep ettiği bir durumdu. Bir zamanlar ‘misafir işçi’ olarak Almanya’ya gelen insanların daha kolay şartlarda vatandaşlığa alınarak hizmetlerinin takdir edilmesi -her ne kadar söz konusu kesimden çok sayıda kişi planlanan bu düzenlemeden yararlanamayacak olsa da- takdir edilmesi gereken asil bir davranıştır. Aynı durum aile birleşimi öncesinde dil yeterliliği mecburiyetinin ortadan kaldırılması için de geçerlidir.

Büyük bir memnuniyetle karşıladığımız bir diğer husus da ‘NSU yapılanması üzerinde daha fazla çalışma’ isteği. Devlete, kurumlarına ve özellikle de güvenlik aygıtına güvenin tekrar kazanılması için bu elzemdir. Bu ilanla yeşeren ümitlerin bir başka hayal kırıklığıyla sonuçlanmaması en büyük arzumuz. Aynı durum aşırı sağ ile mücadele konusundaki açıklamalarda da geçerlidir. Bu hususta başarı sağlanması Almanya için yön belirleyici bir etken olacaktır. Terörist şiddet mağdurlarını anma günü olarak 11 Mart tarihinin doğru bir seçim olup olmadığı konusunda ise şüpheler var.

İltica ve uyum alanlarında birtakım iyileştirmelerin yapılacağının ilan edilmesi de yine olumlu gelişmeler arasında sayılabilir. İnsan haklarının vurgulanması ve oturum yasası alanında düzeltmelerin yapılacak olması takdire şayan. Mülteci politikası ve Avrupa sınırlarında bekleyen mültecilerin insanlık dışı hâlleri konularında ise belirsizlik devam ediyor. İslam düşmanlığı hususunda yapılan açıklamalar ise yoruma muhtaç. Müslümanların ve Müslümanlara ait müesseselerin korunması hususu muadilleriyle karşılaştırıldığı zaman belirsiz kalıyor. Genel anlamda ırkçılık ve Romanlara karşı ırkçılık konularında resmî görevli tayin edilmesini büyük bir memnuniyetle karşılarken, Müslüman karşıtı ırkçılık konusunun ne tür bir durum değerlendirmesi sonucu koalisyon sözleşmesinde zikredilen planlara dâhil edilmediğini merak ediyoruz.

İslam toplumu koalisyon sözleşmesinin uygulanma sürecine eleştirel, büyük bir dikkatle ve yapıcı bir şekilde eşlik edecektir. Koalisyon partilerine başarı ve şans dileklerimizi iletiyoruz.”