EĞİTİM
Kreşlerin kalitesi mali duruma bağlı olmamalı
11 Mayıs 2026
İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Eğitim Başkanı Dr. Abdulhalim İnam kreşler için öngörülen Kalite Geliştirme Yasası sebebiyle bir açıklama yaptı. “Kreşlerden tasarruf etmek, çocukların hayata başlangıç fırsatlarından tasarruf etmek anlamına gelir. İslam Toplumu Millî Görüş olarak, bağlayıcı ulusal kalite standartları ve çeşitlilik konusuna yeni bir bakış açısı talep ediyoruz.” diyen İnam sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kreşler için planlanan Kalite Geliştirme Yasası çocukların refahını bütçe mantığının önüne koymalıdır. Okul öncesi eğitimden tasarruf etmek, çocukların hayata başlangıç fırsatlarından, dolayısıyla yanlış yerden tasarruf etmek anlamına gelir. Erken çocukluk eğitimi gönüllü bir lüks değil, eğitim adaleti, toplumsal katılım ve sosyal uyumun temelidir.
İslam ahlakına göre her çocuk emanettir. Çocukların korunmaya, ilgiye, zamana, güvenilir ilişkilere ve iyi eğitimli uzmanlara ihtiyaçları vardır. Bu temelleri zayıflatan bir devlet, kendi geleceğinin temellerini sarsar.
İslam Toplumu Millî Görüş olarak, daha iyi bir dil desteğinin sağlanması hedefini açıkça destekliyoruz. Ancak, çok dilli, Müslüman veya göçmenlik geçmişi olan ailelere yönelik, sanki onlarda eksiklik varmış gibi tek taraflı bir bakış açısına karşı uyarıda bulunuyoruz. Dil seviyesi değerlendirmeleri, bunlardan gerçek bir destek çıkması durumunda anlamlı olabilir. Ancak bunlar bir amaç hâline gelmemelidir. Çocukların etkin bir şekilde desteklenebilmeleri için iyi uzmanlara, istikrarlı ilişkilere ve saygılı bir bakış açısına ihtiyaç vardır.
Kreş kalitesinin belirlenmesinde personel-çocuk oranı, yönetim kapasitesi, mesleki eğitim, uzman danışmanlık hizmeti ve uzman personelin çocuklara ayırdığı gerçek zaman belirleyici faktörlerdir. Bu nedenle, Kalite Geliştirme Yasası, ülke çapında yol gösterici olan ve ilk bütçe tartışmasında yeniden sulandırılmayacak bağlayıcı kreş standartlarına ihtiyaç duymaktadır. Kalite isteyenler bu koşulları bağlayıcı bir şekilde güvence altına almalıdır.
Sorunlu olan nokta, Müslüman, çok dilli ve göçmen ailelerin bakış açılarının müzakerelerde şimdiye kadar yeterince görünür olmamasıdır. Çok sayıda Müslüman ve göçmen kuruluşu sahada önemli sosyal çalışmalar yürütmekte ve pratik uzmanlık sağlamaktadır. Kreş kalitesinin geliştirilmesi düşünülüyorsa bu deneyimler görmezden gelinmemelidir.
Çoğulcu bir toplum, dinî ve dilsel çeşitliliği bir fırsat olarak gören ve bunu normal işleyişe bir engel olarak değerlendirmeyen kreşlere ihtiyaç duyar. Şimdiye kadar maalesef sıklıkla karşılaşılan, çeşitliliği öncelikle bir sorun veya zorluk olarak ele alma yaklaşımı, yanlış yöne götürür. Böyle bir bakış açısı uzun zamandır çeşitlilikle şekillenen ve gelecekte bundan daha da fazla etkilenecek bir ülke için sürdürülebilir değildir.”











