KADINLAR TEŞKİLATI

Kur’an tilavet birincileri Berlin ve Güney Hollanda’dan

12 Nisan 2017

IGMG Kadınlar Teşkilatı Avrupa 13. Kur’ân-ı Kerîm Tilavet Yarışması finalini Leverkusen’de gerçekleştirdi.

Kadınlar Teşkilatı, Avrupa 13. Kur’ân-ı Kerîm Tilavet Yarışması finalini, Mâide-i Kur’an programı ile birlikte 18 Mart’ta Leverkusen’da gerçekleştirdi. Hafızlık merasimi ve sunumu da programın gündeminde yer aldı. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden, Kanada, Balkanlar ve Türkiye’den programa iştirak eden yaklaşık üç bin kişi yarışmaların en güzeline tanıklık etti. IGMG İsveç Bölgesi de ilk defa 20 kişiyle programa katıldı.
Programın ilk konuşmacısı Kadınlar Teşkilatı İrşad Başkanı Nermin Şeker oldu. Şeker şunları söyledi: “Bundan yıllar önce, mütevazı şartlarda başlamış olan Kur’an tilavet yarışmalarımız gayret, samimiyet ve aşkla yoğrulmuş, bu kutlu yürüyüşün sonunda bugün binlerce hanım kardeşimizin katılımıyla icra edilen muhteşem Kur’an ziyafetlerine dönüşmüştür. Devraldığımız bu değerli mirası sabırla, sebatla, ilk günkü aşk, heyecan ve kararlılıkla gelecek kuşaklara taşımak boynumuzun borcudur. Bu kalitede ve bu katılımla Avrupa’da bu yarışmanın bir başka örneğini bulmak mümkün değildir.”

Kadınlar Teşkilatı Başkanı Hatice Şahin konuşmasında Kur’ân’ın anlaşılması için insanın iç âlemini iyi hazırlaması gerektiğine vurgu yaptı. Mevlânâ’nın “Kur’ân-ı Kerîm’i en iyi anlayanlar, onu yaşayanlardır.” sözünü alıntılayan Şahin, “Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), Kur’ân-ı Kerîm’i hakkıyla okur, manası üzerinde çokça tefekkür eder, emirlerini derhâl tatbike koyulurdu. Âdeta Kur’an’ı hissederek, yaşayarak ve kalbiyle okurdu.” dedi. Kur’an’a karşı Müslümanların vazifelerine değinen Şahin, “Onu hakkıyla okumalı, can kulağıyla dinlemeliyiz. Kur’an’a karşı saygılı davranmalı, öğrenmeli ve başkalarına öğretmeliyiz. Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak için çaba sarf etmeliyiz. Ona inanmalı, tabi olmalıyız. Kur’an’la öğüt verip, Kur’an’a davet etmeliyiz.” dedi.

“Okuyun kızlar.”
Hatice Şahin kızların eğitiminin önemine işaret etti. Şahin genç kızlara şöyle seslendi: “Okuyun, kendinizi geliştirin, ama aynı zamanda sevdiğiniz meslekte bir numara olun. Aranan, danışılan, alanında uzman nadide insan olun. Hedeflerinizi yüksek tutun. Hem dünya hem ahiret için okuyun. Hem kulluğunuzu güzel yerine getirmek için, hem insanlığın kurtuluşu için okuyun. Yasaklamalar bizi yıldırmayacak, tam tersine mücadele ruhumuzu artırıp, daha da güçlendirip, yeni ufuklara doğru yol almamıza vesile olacaktır. Irkçı ve İslamofobik tutumlara inat, daha azimli, daha başarılı, daha iddialı ve inancımızla örtüşen, görünebilirliğinden çekinmediğimiz bir neslin yetişmesi için gayretlerimizi katlayarak artıracağız inşallah. Yaşamış olduğumuz toplumlara, çokkültürlülüğümüzle, nice zenginlikler katarak, artı değerler olduğumuzu, çok şeyler kazandıracağımızı iddia ediyoruz. Ama bütün bunlar, inancımızdan, prensiplerimizden vazgeçerek değil, taviz vererek değil, tam tersine Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak, ilk emri gereği okuyarak olacaktır inşallah.”

1076 hafız adayı
Genel Başkan Kemal Ergün programda emeği geçenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında Kur’an’ın önemine ve özelliklerine değindi. Ergün şunları ifade etti: “Avrupa’nın ağır şartları altında hafızlık çalışması yapılabilir mi, hiç olur mu diyenlere inat; evet olur, İslam Toplumu Millî Görüş inanırsa yapar. Hep birlikte gösterdik. Bugün 17 bölgemizde 50 tane hafızlık kurumumuzda 1076 tane evladımızla hafızlık eğitimi yapıyoruz. Bundan 10 yıl sonra, camilerimizde hafız doktorların, hafız mühendislerin, hafız akademisyenlerin, sosyologların, psikologların olacağını hep birlikte göreceğiz. Bugün bunlardan birkaçını burada, bu salonda tanıma imkânı bulacaksınız inşallah. Yine birkaç yıl sonra kendi camilerimizin imamlarının kendi evlatlarınız içinden çıktığını hep birlikte müşahede edeceksiniz. Mainz İmam-Hatip Lisesi’nden mezun olacak çocuklarınızın, mezun olacak yavrularımızın, mihrab nöbetleri tutan imamlarımız olarak, mihraba geçtiklerine şahit olacaksınız. Kendi evlatlarınız Almancasıyla, İngilizcesiyle, Flamancasıyla, Arapçasıyla hizmet edicekler. Sabırla, inançla bugünlere geldik. Çok yakın zamanda inşallah bunların meyvesini göreceksiniz.”

IGMG mensuplarının içi dışı bir insanlar olduklarına dikkat çeken Kemal Ergün “Kur’an bize, evrene, insana ve eşyaya karşı, tüm ilişkilerimizde, açık, net, şeffaf ve dürüst olmayı öğretti. İşte bu temel prensipten hareketle, İslam Toplumu Millî Görüş olarak bizler, hiçbir zaman herhangi bir kesime, zümreye, kuruma ve anlayışa karşı çift gündemli, iki ajandalı olmadık. Ne isek öyle olmaya özen gösterdik. Aramızda neleri konuştu isek, dışarıda da aynı şeyleri konuştuk. İkiyüzlü davranmadık. Eksiklerimizin farkında olarak bizler, Elif gibi dosdoğru olmaya gayret ettik. Bunun da kul terazisinde faturasına, Allah’ın terazisinde de mükâfatına talip olduk. Kur’an ve sünnetten mülhem, irfan ve hikmet yüklü mesajlarımızı, eğip bükmeden, bana göre, sana göre bilgiçliğine yaslanmadan, murad-ı ilahîye uygun, önce vicdanımıza ve sonra insanlığa saygımızın gereği olarak, olduğu gibi, dosdoğru söylemeye gayret ettik. Biz kimiz? Neyiz? Ne söylüyoruz? Ne istiyoruz? Ne yapıyoruz? Bu soruların cevabını bugün burada, birazdan yarışacak yavrularımızın simalarında, tilavet edecekleri ayetlerin mana derinliğinde bulabilirsiniz.” dedi.

Gündeme dair değerlendirmelerde de bulunan Genel Başkan, “50 yıldır Avrupa’da cami hizmetleri yapan Müslümanlar genelde, özelde de Millî Görüş teşkilatları içerisinde tehdit unsuru biri çıkmamıştır. Bu cemaat yapısı ve geleneği buna asla müsaade etmez. Bir kısım marjinal grupların, uç oluşumların bizim camiamız içerisinde kendine uygun bir zemin bulmaları, asla mümkün değildir. Örneğin kötüsünden hareketle, genellemeci yaklaşımlarla, bütün bir masum toplumu zan altında bırakarak, Müslüman toplumu terbiye etmeye kalkışmak, kabul edilebilir bir durum değildir. Mesele bilgilendirmekse, bunda bir sorun yok. Ancak, bilgilendirme adı altında, hiç kimse bize, imamlarımıza dinimizi, inancımızı öğretmeye kalkmasın, bizim bilgimiz bize yeter. Bilgilendirme masumiyetinin altında, bir toplumu terbiye etmeye çalışmak, dönüştürmeye çalışmak, hiç kimsenin haddine değildir. Bu kabul edilebilir bir şey de değildir. Millî Görüş camilerinde eğitimin, vaazın, sohbetin temeli, Kur’an ve sünnete dayanır. Ehl-i sünnet ve’l-cemaat geleneğine bağlı bir cemaat olduğumuzu öteden beri söylüyor ve dillendiriyoruz.” şeklinde konuştu.

Yarışma
Yarışma geleneğe uygun olarak; 10-13 yaş grubundaki yarışmacılardan oluşan küçükler kategorisi ve 14-18 yaş grubundaki yarışmacıların mücadele ettiği büyükler kategorisi olmak üzere iki kategoride yapıldı. Yarışmada jüri heyeti; İngiltere’den Melek Arslan başkanlığında, Türkiye’den Ceylan Şahin, Avusturya’dan Rabia Çolakoğlu, Doğu Fransa’dan Hacer Ersöz’den oluştu.

Mâide-i Kur’an ve hafızlık merasimi
Programın Mâide-i Kur’an bölümünde Ceylan Şahin bir sunum yaptı. Hafızlığını bitirmiş ve hafızlık sınavını başarı ile tamamlamış olan Württemberg’den Vesilenur Antika, Kuzey Hollanda’dan ise Yüsra Sungur, Sümeyra Özer, Hayrunnisa Külah olmak üzere dört hafızın da taç takma töreni yapıldı.

Hafızlık bölümünü sunan Rabia Özdemir hafız kızlara hitaben şunları ifade etti: “Şu âhir zamanda, ezansız diyarda, okul ödev sınav üçgeninde kaybolmadan bir de kendinizi Kelamullah’a adadınız. Saatlerce rahle başına diz çöktünüz, yaşıtlarınız eğlenirken, siz huzuru Kur’an’da aradınız ya işte siz Kur’an mucizesinin insandan insana kıyamete kadar sürmesini sağlamış bulunmaktasınız. Kalem kâğıdın bile zor bulunduğu günlerden bugüne kadar, tek bir harfi bile zayi olmadan Kur’an bize ulaştı ve bu hafızlar sayesinde mümkün oldu. Dolayısıyla hafızlar, muhteşem bir mucizenin canlı örnekleridirler. Onlar yürüyen bir Kur’an’dırlar.”

Sonuçlar
Programın sonunda yarışmanın heyecanla beklenen sonuçları açıklandı. Buna göre büyükler kategorisinde; Berlin Bölgesi’nden Firdevs Mutlu birinci, Belçika’dan Ayşenur Öğden ikinci, Württemberg’den Esra İlemin üçüncü, Kuzey Bavyera’dan Neslişah Benek dördüncü oldu. Küçükler kategorisinde ise sonuçlar: Güney Hollanda’dan birinci Sinem Fırat, ikinci Berlin’den Sümeyye Köksal, üçüncü Freiburg-Donau’dan Esma Dirier, dördüncü Alpes’ten Hayrunnisa Dönmez şeklinde açıklandı.