BASIN AÇIKLAMASI

AB Mülteci Zirvesi – Sorumlu bir mülteci politikası şart

27 Haziran 2018
Basın Açıklaması

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan AB Mülteci Zirvesi öncesinde devlet ve hükûmet başkanlarına çağrıda bulundu. “İnsan onuru dokunulmazdır. Bu temel prensip mülteci ve göç politikalarında göz ardı edilemez.” diyen Altaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Avrupa Birliği; insaniyet, sosyal yardım, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerinin ne derece arkasında durduğunu mülteci politikasıyla göstermiş olacak. Devlet ve hükûmet başkanları yardıma muhtaç kimselere el uzatacak güce sahipler mi yoksa bu insanlarını kaderlerine mi terk edecekler? Kendi güttükleri politikaların sorumluluğunu üstlenecekler mi yoksa bu sorumluluğu da üstlerinden mi atacaklar? Bunları hep birlikte göreceğiz.

Bu zirvenin neticesinde Avrupa’nın ‘değerler’ bayrağını gururla dalgalandırmaya mı yoksa sağ popülizmin cazibesine kendini kaptırmaya mı devam edeceği anlaşılacak. Söz konusu zirve öncesinde dile getirilen bazı öneriler Avrupa’nın hangi mecraya doğru yol aldığını göstermesi açısından oldukça manidar: Afrika kıtasından göç edenler için kamplar, Afrika kıtasında Frontex güçleri konuşlandırmak, kalkındırma yardımını mültecileri geri alma şartına bağlamak ve Akdeniz’de daha fazla mültecinin sulara gömülerek hayatını kaybetmesi… Bunların dile getiriliyor olması bile utanç verici ve akıl almaz.

Devlet ve hükûmet başkanlarına, ileride de göğsümüzü gere gere savunabileceğimiz, Avrupa’yı büyük yapan o değerleri tekrar hatırlamaları çağrısında bulunuyoruz. Evrensel insan hakları ile uyumlu bir mutabakat oluşturulmak zorunda. Avrupa’nın tekrardan iyi örnek teşkil etmesi ve zor zamanlarda da sorumluluk üstlenebileceğini bütün dünyaya göstermesi gerekir.

Ekonomik küreselleşmenin, çevre kirliliğinin ve dünyanın her tarafına yapılan silah ticaretinin neticelerini görmezden gelip dünyada yaşanan savaş ve açlıkta hiçbir payı yokmuş gibi davranmak haksızlıktır. Eğer güdülen politika adaletsiz ise, acı çeken mazlumlar ‘ötekiler’ olarak yaftalanıyorsa bu politikanın sürdürülemeyeceği açıktır.

Dublin Sözleşmesi’nin işe yaramamasının sebebi tam olarak budur. Bize sığınan insanlar hususunda bütün Avrupa’nın sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk birkaç güney ülkesinin omuzlarına yüklenemez. Bu sağ popülistlerin ve AB karşıtlarının ekmeğine yağ sürmek demektir. Bu bencil politikanın, Avrupa’nın değerler birliği olarak güçlenmesine hiçbir katkısı olmamıştır. Tam aksine, birlikten ayrılığın propagandasını yapan ve değerlerden uzaklaşıldığı konusunda felaket tellallığına soyunan popülist sesler yıllardan beri güçlenmekte ve kabul görmektedir.”