CUMA HUTBESİ

Hutbe – Berat Gecesi

16 Eylül 2005

Aziz ve muhterem müslümanlar!

Önümüzdeki Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece, Berat Gecesi’dir. Bizleri böyle bir mübarek geceye ulaştıran Allah’a sonsuz hamd ediyor ve tüm müslümanların Berat kandillerini tebrik ediyoruz.

Bu gece bağışlanma ve af gecesidir. Hata eden varlıklar olarak bizler, bu mübarek geceyi en güzel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Çünkü Sevgili Peygamberimiz, Şaban ayının 15. gecesi gelince ibadetini daha da yoğunlaştırmış ve bu geceyi, hatalarının vicdani sıkıntılarını çekenler için afvolunma gecesi olarak nitelendirmiştir. Ebu Hureyre (RA)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Yüce Peygamberimiz bu gecede sayısız miktarda mü’minin afvolacağı müjdesini vermiştir.

Aziz kardeşlerim!

İnsan olarak yapageldiğimiz hatalarımız vardır. Çünkü insan, Rabbimizin en güzel şekil ve kabiliyetlerle yaratmasına rağmen, bazen, varlığının öncesini ve sonrasını düşünemez olabilmekte, dolayısıyla Allah’a kulluktan kendini alıkoymaktadır. Öyle ki, ömrünü ibadetsiz, şükürsüz ve fikirsiz geçirebilmekte ve kendisine ve Rabbine karşı büyük suçlar işleyebilmektedir. Makamı-mevkii, parası-pulu ne olursa olsun, insanoğlu acizdir, ihtiyaç içindedir ve hiç bir kusuru bulunmayan ve hiç bir kimseye ihtiyacı olamayan Allah-u Teala’ya muhtaçtır; insanoğlunun bu ihtiyacı, dünya- ahiret bitmeyecektir.

Bundan dolayı, kullarının bu acizliğini ve ihtiyacını bilen, merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz, kullarına Berat gecesi gibi muhteşem bir af kapısı aralamıştır. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ” (Ey Resulüm) Kullarım beni, sana, sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde, kullarım da, benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara S. 186.)

Değerli müslümanlar!

Her türlü gafleti, gururu ve kibri bir tarafa bırakarak bu muhteşem af gecesini en güzel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Sevgili Peygamberimiz Hz. Ali (RA)’dan nakledilen bir hadis şerifinde şöyle buyurmuştur: “Şaban ayının yarısı olduğu zaman kalkınız. O geceyi ibadetle geçiriniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Çünkü Cenab-ı Hak, güneşin batmasıyla birlikte rahmet ve ihsanıyla, af ve yardımıyla dünyaya tecelli eder ve şöyle buyurur: ‘Günahlarının bağışlanmasını isteyen yok mudur? O’nu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mudur? O’nu rızıklandırayım. Bir derdi olan yok mudur? O’nu dertten kurtarayım.’ (Ve bu hitab) gün ağırana kadar devam eder.”

Kıymetli din kardeşlerim!

Bu gecede içimiz ve dışımızla samimi olarak Yüce Allah’a can-ı gönülden dönelim; kalp, gönül, dil, fiil ve tüm azalarımızla günah işlememeye kesin olarak karar verelim. Kendimizle hesaplaşalım.

Bu temizlenme gecesinde soralım kendimize! Allah ile kul arasındaki en büyük engel, manevi kirlerden temizlenemeyen nefistir; nefsimizin esirimiyiz, yoksa hakimi mi? Hal ve hareketlerimiz, ne kadar İslam ile barışık, ne kadar İslami? Bizim başkasından beklediğimiz saygıyı, biz, başkalarına da gösterebiliyor muyuz? Güzel ahlak ve edep dini olan İslam’ın ana kaynağı Kur’an ve Sünnet’le irtibatımız nasıl? Edepli insanın bütün işleri, halleri, sözleri güzeldir, temizdir; bizim işlerimiz, hallerimiz, sözlerimiz ne kadar güzeldir? Ne kadar temizdir?

Berat gecesini büyük bir duyarlılıkla değerlendirmemiz dilek ve temennisi ile tekrar tüm kardeşlerimizin ve İslam aleminin Berat Kandilini tebrik ediyor, gecenin, insanlığın huzur ve saadetine vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niya ediyoruz.

IGMG İRŞAD BAŞKANLIÄžI

[supsystic-social-sharing id="1"]