CUMA HUTBESİ

Hutbe: Sosyal Medya İmtihanı

11 Eylül 2019 Rahle
Rahle

Muhterem Müslümanlar!

Allah ﷻ insanı sosyal bir varlık olarak yaratmıştır. İnsan kelimesi de zaten “ünsiyet, ülfet, sosyallik” anlamına gelen ءَ نَ سَ kökünden gelmektedir. Sosyal bir varlık olmak, cemiyet hayatının bir parçası olmak demektir. İnsanoğlunun yaratılış gayesi ve şekli itibarıyla bu özellik âdeta onun soluduğu hava kadar ihtiyacıdır. Fıtrat itibarıyla ihtiyaç olan bu durum, Cenâb-ı Allah ﷻ’nun onun için takdir ettiği imtihanlarla doludur.

Aziz Kardeşlerim!

Bilgi çağının bize sunduğu nimetler, uzakları yakın etmekte, daha önce imkânsız denilen şeyleri mümkün kılmakta, evlerimizde ya da ceplerimizde dünyaları taşıma imkânı sağlamaktadır. Bunun sonucunda önceleri herkesin gözü önünde gerçekleşen insani ilişkilerimiz günümüzde kendisini birkaç “tık” hareketine bırakmıştır. Birbirimizle yazılı, sesli, görüntülü olarak anlık iletişim imkânı sunan ve bu sebeple “sosyal medya” olarak adlandırılan iletişim türü sayesinde tek bir dokunuşla binlerce kilometre uzaklıktaki yakınlarımızın hâl-ü hatırını sorabilmekte, Allah’ın hak olarak tanımladığı sıla-ı rahimi gerçekleştirebilmekteyiz. Yine binlerce kilometre uzaklıktaki bir yetimhanede bulunan bir yetimin tüm masraflarını tek tıklama ile karşılayabilmekte, Allah’ın Kur’an’da görev buyurduğu infak ibadetini yerine getirebilmekteyiz.

Allah’ın sonsuz nimet havuzundan sadece bir katre olan “sosyal medya” nimeti onu kullananın elinde bir felakete de dönüşebilir. Tek bir dokunuşla bir insanın hakkına girilebilmekte, okunan bir haberin altına bırakılan bir tebessüm işaretiyle dahi yanlış bir fikrin savunuculuğu yapılabilmektedir. Görüntüde zararsız görünen bir husus “Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.”[1] ayeti sadedince çetin bir hesap konusu olabilir.

Değerli Kardeşlerim!

Sosyal medyanın tuzaklarına düşmemek, onun esiri olup ibadetlerdeki samimiyet ve ihlas terazisini bozmamak için şu hususlara dikkat edilmelidir:

Kaynaklarımızı iyi araştırmalıyız. Fotomontajlı bir resmi paylaşıp başka bir insanın hakkına girmek büyük bir vebal olur! Aynı şekilde kaynağı olmayan bir hadisi paylaşıp insanları yanıltmamaya dikkat etmeliyiz.

Gözlerimizi ise haramdan korumalıyız. Gerçek mümin hiç kimse etrafında yokken her şeyi kaydedip gören Rabbinin varlık bilinciyle hareket eder.[2] Günlük hayatımızdaki ahlak prensipleri internette de geçerlidir. Karşı cinsten olan namahrem kişiler ile ancak zaruri durumlarda ve zaruri miktarda yazışırız. Yüce Rabbimiz niyetlerimizi bizden iyi bilir ve işlediğimiz amelleri gözetmektedir.

Ayrıca kimleri ve neleri takip ettiğimize iyi dikkat etmeliyiz. Dinimizi öğrenmek için bile olsa körü körüne birilerini takip etmemiz uygun olmaz. Zira Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurur: “Kişi (ahirette) sevdiği ile beraber olacaktır.”[3]

Bunlara ilaveten, dünya ve ahiretimiz için faydalı olmayan şeylerden kaçınmamız gerekir. Boş ve gereksiz işlerle karşılaştığımızda bunlara vakit harcamak yerine, bunlardan yüz çevirmeliyiz.[4]

Aziz Müminler!

Sosyal medyada kötülüklerin yerine hayırlı şeyleri paylaşalım. Adabına riayet ederek iyiliğe çağırma ve kötülükten sakındırma vazifemiz sosyal medyada da devam etmektedir.

Aynı zamanda vaktimizi sosyal medyaya değil, sosyal medyayı vaktimize uyarlamalıyız! Ellerimizi açıp dua etmekten, başımızı secdeye koymaktan alıkoyan bir meşguliyette bizim için hayır yoktur.

İbadetlerimizi sosyal medyada paylaşarak da ihlasımıza halel getirmeyelim. Zira ihlas olmadığı müddetçe Allah Teâlâ amellerimizi kabul etmez.

Bize özel ve mahrem olan durumları paylaşmamız da asla doğru olmaz. Sosyal medyada herkesin iyi niyetli olmadığı bilinciyle hareket etmeliyiz. Eşlerimizin, çocuklarımızın fotoğraflarını herkesle paylaşmanın kötü etkileri olabilir.

Değerli Müminler!

Uzakları yakın eden sosyal medya, yakınlarımızı bizden uzak kılmasın! Bayramda elini öperim mesajını atmak yerine, büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpelim. Yemek sofrasında telefon ekranına bakmak yerine, yakınlarımızla muhabbet edelim.

Sosyal medya ile imtihanımız asrımızın gelişmeleriyle birlikte gittikçe zorlaşmaktadır. Amaç, teknolojinin esiri değil, yönlendiricisi olmaktır. Allah (c.c.) sanal âlemde ve günlük hayatımızda rızasına uygun ameller işlemeyi nasip eylesin.

[1] Tekâsur suresi, 102:8
[2] Kâf suresi, 50:17
[3] Buhârî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165
[4] Furkân suresi, 25:72

Hutbe-Sosyal Medya İmtihanı

Hutbe-Arapça