BASIN AÇIKLAMASI

İçişleri Bakanları Konferansı yükselen İslam düşmanlığına karşı adım atılması için bir fırsattır

16 Haziran 2016
Basın Açıklaması

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş Müslüman ve mülteci karşıtlığında çok hızlı ve ciddi artış olduğu sonucunu ortaya çıkaran “Mitte” araştırması münasebetiyle bir açıklama yaptı. “Müslüman karşıtlığında ve Müslümanlara ait kuruluşlara yapılan saldırılarda çok ciddi bir artış söz konusudur. İçişleri Konferansı gerekli önlemlerin alınması için iyi bir fırsattır.” diyen Altaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mitte araştırmasından ortaya çıkan sonuçlar yine oldukça endişe vericidir. Alman halkında İslam’a ve diğer azınlıklara karşı düşmanlık besleyenlerin sayısı her yıl daha da artmaktadır. Araştırmaya göre Almanya’da her iki kişiden biri Müslümanlardan rahatsızlık duymakta, hatta %41’in üzerinde bir kesim Müslümanların Almanya’ya göç etmesinin yasaklanmasını savunmaktadır. Bu veriler çok ciddi uyarı sinyalidir ve bütün demokratik güçlerin bu gidişatı durdurma adına bir şeyler yapması gerektiğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca azınlıklara karşı uygulanan şiddet had safhaya ulaşmış durumdadır.

İçişleri Bakanları Konferansı sorumlu bakanların etkin ve uzun soluklu önlemleri hayata geçirebilmeleri adına önemli bir fırsattır. Bu adımlardan birisi de İslam düşmanı suçların ayrı kategoride kayıt altına alınması ve bunların hızlı ve kapsamlı bir şekilde aydınlatılmasıdır. Bu tür suçların aydınlatılmasında maalesef oran hâlen korkutucu derecede düşüktür. Bununla beraber, İslami cemaatlerin ve üyelerinin eşit katılımı hakkında daha somut adımların atılması gerekmektedir. Bu bağlamda ayrımcılıkla mücadele çalışmalarının yapılması ve başörtüsü yasağı gibi hukuki engellerin ortadan kaldırılması zikredilebilir. Bu hem eşit toplumsal katılımın hem de İslam’ın Almanya’daki entegrasyonunun gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.

Siyasiler şunu anlamalıdır ki, İslam karşıtı söylemlerle ve politikalarla toplumda kucaklayıcı değil dışlayıcı tutum teşvik edilmektedir. Ana akım partilerin AfD’ye kayan oyları geri kazanmak adına nasıl da sağ cenahtan rol çaldıklarını büyük bir üzüntü ile izlemekteyiz. Hâlbuki Avrupa’daki komşu ülkelerde bu yolun doğru bir yol olmadığı yıllardan beri gözlemlenmektedir.”