BASIN AÇIKLAMASI

Marwa El-Sherbini cinayetinden hiçbir ders alınmamıştır

01 Temmuz 2016 Bekir Altaş, Genel Sekreter
Bekir Altaş, Genel Sekreter

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş 1 Temmuz 2009 tarihinde Dresden Eyalet Mahkemesi’nde öldürülen Marwa El-Sherbini’nin ölüm yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yaptı. Failin hamile olan El-Sherbini’yi eşi ve çocuğunun gözleri önünde 18 bıçak darbesi ile katlettiği 1 Temmuz tarihi 2014 yılından bu yana Müslüman Karşıtı Irkçılıkla Mücadele Günü olarak anılıyor. Açıklamasında “Giderek artış gösteren İslam düşmanı fikirler sadece Müslümanları ve İslami müesseseleri değil, aynı zamanda özgürlükçü demokratik anayasal düzeni de tehdit etmektedir.” diyen Altaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Marwa El-Sherbini’nin Dresden Eyalet Mahkemesi’nde katledilişinin üzerinden yedi yıl geçmesine karşın, sürekli yükselme eğilimi gösteren İslam düşmanlığında bu gidişatı tersine çevirebilecek etkili adımlar atılmadı. En son yapılan Mitte araştırmasının da ortaya koyduğu üzere, İslam düşmanlığı ne yazık ki toplumun tam da merkezinde yer edinmiş durumda. Almanya’da “öfkeli halk” olarak adlandırılan İslam karşıtı Pegida hareketi bu düşmanlıkta buzdağının yalnızca görünen kısmıydı.

Oysa İslam düşmanlığının oluşturduğu tehdit yalnızca Müslümanları değil, aynı zamanda özgürlükçü demokratik anayasal düzeni de hedef almaktadır. Hem Avusturya’daki Cumhurbaşkanlığı Seçimleri hem de İngiltere’deki Brexit Referandumu ulusalcı sağ popülistlerin artık etkisiz eleman değil, hızlı bir şekilde çoğunluk oluşturabilecek aktörler olarak karşımıza çıktığını gösteriyor. Almanya özelinde bu eğilim AfD’nin kısa sürede kazandığı destek üzerinden görülebilir. Bu durumu düzeltmek için acilen bir şeyler yapılmalıdır.

Bununla birlikte, Müslümanlara yönelik saldırıların sıradanlaştırılması ve önemsizleştirilmesine karşı siyasilere sorumluluk düşmektedir. Resmî verilere göre bu yıl içerisinde camilere 24 saldırı olmuş, bunların beşinde soruşturma yürütülmüş ve tek bir gözaltı dahi olmamıştır. Ayrıca gün yüzüne çıkmayan saldırılar da düşünüldüğünde bu rakamın çok daha fazla olduğunu tahmin etmek hiç de güç değildir. Bu tür cezai eylemler bugüne kadar sistematik bir şekilde kayıt altına alınmamış olsa da, en azından 2017 yılı itibarıyla buna başlanacak olması tesellimiz olmaktadır.”