BASIN AÇIKLAMASI

Mölln katliamının 25. yıldönümü – Aşırı sağla mücadele yetersiz

22 Kasım 2017 Bekir Altaş, Genel Sekreter
Bekir Altaş, Genel Sekreter

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Bekir Altaş Mölln katliamının 25. yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yaptı. 1992 yılında Almanya’nın Mölln kentinde Türkiye kökenli iki ailenin yaşadığı binalar kundaklanmış, bunun sonucunda 14 yaşında iki kız çocuğu ve 51 yaşındaki büyükanneleri hayatını kaybetmiş, kimisi ağır olmak üzere 9 kişi de yaralanmıştı. Açıklamasında “Aşırı sağa karşı mücadele kararlılıkla yürütülmemektedir. Aşırı sağ söylemler git gide normalleşmektedir. Mölln katliamının üzerinden çeyrek yüzyıl geçmişken, bu hususta çok daha fazla yol almış olmak gerekirdi.” diyen Altaş sözlerini şöyle sürdürdü:

“23 Kasım 1992 yılında Mölln’de gerçekleştirilen alçak saldırıdan bu yana ırkçı motivasyonlarla Almanya’da 150’den fazla insan öldürülmüştür. Bu bilinen rakamdır. Bilinmeyenler de dâhil edildiğinde hakikatte belki bu rakam çok daha yüksektir. Henüz kanıtlanamamış birçok vaka aydınlatılmayı beklemektedir. Aşırı sağ motivasyonlarla işlenen suçlarda her sene rekor artış olmakta, buna karşın bu suçların aydınlatılma oranı endişe verici nitelikte diplerde yer almaktadır.

Mölln katliamının üzerinden çeyrek asır geçmişken artık aşırı sağ ile mücadelenin kararlılıkla yürütülmediğini söyleyebilir, hatta bu hususta bir mücadelenin olmadığını bile iddia edebiliriz. Devlet memuru pozisyonunu işgal eden Neonaziler hakkında çıkan haberler, NSU faciası veya Oury Jalloh vakası endişeye sevk eden sayısız örnekten yalnızca birkaçıdır. AfD’nin meclise girmesi ise durumun ne kadar vahim olduğunu gösteren bir diğer husustur.

Kurulacak olan yeni Federal Hükûmet aşırı sağ ile mücadeleyi merkezî bir konu olarak görmeli ve güçlendirmelidir. Aşırı sağ motivasyonlarla suç işleyenlere karşı caydırıcılık oluşması için bu suçların çok daha yüksek oranda aydınlatılmasına ihtiyaç vardır. Ayrıca polis şiddetine karşı bağımsız şikâyet mercilerinin oluşturulması, açık ve net yasaların yürürlüğe konması gerekmektedir. Neonazi olduğunu hiçbir şekilde saklamayan bir polis memurunun maaşını, sırf polislikten menedilmesine karşı açtığı davalarda lehine kararlar çıktığı için ödemeye devam etmek kabul edilebilir değildir. Devlet Güvenlik Biriminin çıkarlarına uymuyor diye veya emniyet teşkilatı ile savcılık birbirlerini karşılıklı olarak koruyor diye cinayetlerin üstünü örtmek kabul edilebilir bir durum değildir. Yasama organının müdahil olması ve net bir mesaj göndermesi gerekmektedir: Aşırı sağ fikirlere Almanya’da yer yoktur.

Bu vesileyle, Mölln katliamında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum. Mölln’ü, Solingen’i, Rostock’u veya Dresden’i hiçbir zaman unutmayacağız.”