CUMA HUTBESİ
Ebeveynlik Ahlakı
09 Eylül 2026
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”[1] Yüce dinimiz İslâm, aile müessesesine büyük önem vermiş; anne ve babaya hürmet edilmesini ve onların haklarının gözetilmesini emretmiş, çocukların da anne babalara verilmiş birer emanet olduğunu bildirmiştir. Bu sebeple anne babalar çocuklarına güzel bir isim koymak, onları helal lokmayla büyütmek, güzel ahlakla yetiştirmek ve dinlerini sevdirerek öğretmek gibi önemli sorumluluklarla yükümlü kılınmışlardır. Zira evlatlarımızı dünya ve ahiret saadetine hazırlamanın yolu, onları Allah’ın rızasına uygun bir hayat sürmeye yönlendirmekten geçmektedir.
Aziz Cemaat!
Çocuklarımıza dinimizi sevdirmenin en etkili yolu, dinin güzelliklerini kendi hayatımızda samimiyetle yaşamaktır. Çocuğumuza namazı anlatırken kendimiz namazdan, orucu öğretirken kendimiz oruçtan uzak durmamalıyız. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?”[2] buyrularak söz ve davranışlarımızın birbiriyle uyumlu olması gerektiği bildirilmektedir. Davranışlarımızla desteklemediğimiz sözlerin çocuklarımızın gönlünde kalıcı bir tesir bırakması
zordur. Yüce Allah, “Ailene namazı emret ve kendin de ona sabırla devam et.”[3] buyurarak, ailemize ibadeti öğütlerken bizim de ibadetlerimizi sabır ve kararlılıkla yerine getirmemiz gerektiğini bildirmektedir. Çocuklar anne babalarının sözlerinden çok davranışlarını örnek alırlar. Dolayısıyla onlara sunabileceğimiz en güçlü nasihat, iman ve ibadetle güzelleşen örnek bir hayat yaşamaktır.
Muhterem Müminler!
Çocuklarımızın yalnızca bir arkadaşa değil; kendilerine doğruyu gösterecek, sınırlarını öğretecek, merhametli ve şefkatli bir anne-babaya ihtiyaçları vardır. Bu sebeple onlara dinimizi, güzel ahlakı, dürüstlüğü, doğruluğu ve mahremiyet bilincini öğretmeli; bunu yaparken de sevgi dolu, sabırlı ve hikmetli bir üslup benimsemeliyiz.
Bizler için en güzel örnek olan Allah Resûlü (s.a.v.), aile fertlerine sorumlu oldukları ibadetleri gönül alıcı bir üslupla hatırlatır, onların ibadetlerini ihmal etmemeleri konusunda teşvik ederdi. Nitekim Enes b. Mâlik (r.a.), onun ailesini namaza çağırırken benimsediği güzel üslubu şöyle anlatmaktadır: “Resûlullah (s.a.v.), altı ay boyunca sabah namazına çıktığında Fâtıma’nın kapısına uğrayarak, ‘Haydi namaza, ey ev halkı!’ der ve ‘Ey Peygamber’in ev halkı! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.’ ayetini okurdu.”[4]
Kardeşlerim!
Çocuklarımız arasında ayrım yapmayalım; sevgimizde, ilgimizde ve davranışlarımızda adaletten ayrılmayalım. Sofralarımıza helal lokma, evlerimize güzel söz, çocuklarımızın hayatına da hayırlı dualar taşıyalım. Çünkü çocuk için anne-babasının duası en kıymetli manevi desteklerden biridir. Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Üç dua vardır ki kabul edileceğinde şüphe yoktur: Babanın duası, yolcunun duası ve mazlumun duası.”[5] Öyleyse öfkelendiğimiz anlarda dahi dilimizi güzel sözlere, gönlümüzü hayırlı dualara alıştıralım.
Rabbimiz, bizleri ve neslimizi söz ve davranışlarıyla örnek olan Müslümanlardan eylesin. Hepimize iman ve güzel ahlak üzere, hayır ve bereketle dolu bir ömür nasip etsin. Amin.
[1] Tahrîm suresi, 66:6.
[2] Bakara Suresi, 2:44.
[3] Tâhâ suresi, 20:132.
[4] Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 33.
[5] Ebû Dâvûd, Vitr, 29.
Hutbe – İsveççe
Hutbe – Danca











