CUMA HUTBESİ
İnfak: Merhamet Ekonomisi
01 Ekim 2026
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam hayatımızın her alanını düzenlediği gibi malımızla kurduğumuz ilişkiyi de düzenler. Çünkü mal, insanın gerçek sahibi olduğu bir nimet değil; Allah Teâlâ’nın emanetidir. İnfak ise bu emanetin, Rabbimizin rızasını kazanmak için ihtiyaç sahipleriyle paylaşılmasıdır. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de namaz ve infak birçok yerde birlikte zikredilir. Çünkü secde, kulun Rabbiyle bağını güçlendirirken; infak da kulun insanlarla olan bağını kuvvetlendirir.
Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.”[1] Bir başka ayette ise, “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir.”[2] Demek ki Allah katında gerçek kazanç, biriktirmekle değil; paylaşmakla elde edilir.
Kıymetli Müslümanlar!
Çağımız tüketimi teşvik eden, insanın değerini sahip olduklarıyla ölçen bir anlayışı yaygınlaştırmaktadır. Daha çok kazanmak, daha çok sahip olmak ve daha çok harcamak hayatın hedefi hâline getirilmektedir. Oysa İslam’ın inşa ettiği ekonomi rekabetin değil merhametin, bencilliğin değil paylaşmanın ekonomisidir. İnfak, fakirin ihtiyacını giderirken zenginin de kalbini arındırır. Cimriliği cömertliğe, hırsı kanaate, yalnızlığı kardeşliğe dönüştürür. Çünkü infak sadece elden çıkarılan bir mal değil; kalpte yeşeren ve büyüyen bir rahmettir.
Resûlullah (s.a.v.) bir hadîs-i şerifinde “Sadaka malı eksiltmez.”[3]; başka bir hadisinde ise “Veren el alan elden hayırlıdır. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğin kimselerden başla! ” buyurmuştur.[4] Bu hadisler bize infakın malımızı bereketlendireceğini, önce ailemizden başladığını; ardından akrabaya, komşuya, yetime, öğrenciye, yolcuya ve bütün ihtiyaç sahiplerine ulaştığını öğretmektedir.
Aziz Kardeşlerim!
İnfak yalnızca para vermek değildir. Bilgimizi paylaşmak, zaman ayırmak, bir gencin elinden tutmak, yaşlı bir komşunun hâlini sormak, bir hastayı ziyaret etmek, kırgın bir gönlü onarmak da infaktır. Çocuklarımıza sadece servet değil; paylaşmayı, şükretmeyi ve başkasının derdiyle dertlenmeyi miras bırakmalıyız. Çünkü merhametin olmadığı yerde bereket azalır; paylaşmanın olmadığı yerde güven kaybolur.
Unutmayalım ki Allah bizden malımızın çokluğunu değil, gönlümüzün tokluğunu istemektedir. Her infak, Rabbimize olan güvenimizin bir göstergesidir. Veren el, aslında Allah’ın vaadine güvenen eldir.
Kardeşlerim!
Teşkilatımız her yıl olduğu gibi bu yıl da İnfak Kampanyası ile bizleri hayra davet ediyor. Bölgelerimizdeki onlarca proje bizim katkılarımızla hayata geçecek. Camiler, hizmet binaları, eğitim merkezleri ve okullar inşa ve imar edilecek. Buralarda yapılacak hayırlı hizmetler kapanmayan amel defterlerimiz olsun istiyorsak elimizdeki imkânları paylaşalım. İyilerle birlikte olup iyilik ve güzelliklerin yayılmasına destek olalım.
Rabbimiz bizleri, kazancını helalden elde eden, infakı bir yük değil bir nimet bilen, ihtiyaç sahibinin onurunu koruyarak paylaşan ve merhameti hayatının merkezine yerleştiren kullarından eylesin. Amin.
[1] Âl-i İmrân suresi, 3:92
[2] Bakara suresi, 2:261
[3] Müslim, Birr, 69
[4] Buhârî, Zekât, 18











