Millî Görüş e.V.
İrşad Başkanlığı
Irschadabteilung
Colonia-Allee 3D-51067 Köln
Muhterem Müslümanlar!
Rabbimiz, “Bil ki, Allah’tan başka ilah yoktur.” demektedir. Yani önce bil, sonra inan, inandığını da dilinle söyle demektedir. Evet, demek ki Allah’tan başka ilah olmadığını bilmek farzdır. Çünkü bilmeden ne iman ne de amel olur. Allah’ı bilmek, tevhit anlayışının altını doldurur. Peki insan Allah’ı nasıl bilebilir? İnsan kendini tanıdıkça, sınırlarını kavrar. Sınırlarını kavradıkça da Allah’ın sınırsızlığını ve ilahlığını kavramaktan âciz olduğunu fark eder ve teslim olur. Âlimlerimiz bunu “Kendini bilen Rabbini bilir!” sözüyle ifade etmişlerdir.
Muhterem Müslümanlar!
Allah’ın bize hiçbir bedel ya da karşılık ödemeden bahşettiği maddi ve manevi her türlü nimeti, O’nun sonsuz ikramındandır. Bedenimiz, azalarımız, bizi insan kılan irade, akıl, ruh, gönül, yürek gibi nimetlerimiz bunlardan sadece birkaçıdır. Üstelik bunların tamamının devamlılığı, bir sekteye uğramadan işlev görmesi ve onlar üzerinden faydalı şeyler üretmemiz için yine Allah’ın rızıklarına muhtacız. Güneş olmasa ışık olmazdı, ışık olmasa gözümüz olsa dahi kullanamazdık, gözümüzün işlevi ve manası kalmazdı.
Muhterem Müslümanlar! İnsan topluluklarına iyilik ya da kötülükte öncülük etmiş pek çok tarihî örnek vardır. Peygamberler, iyilik ve doğruluk yolundaki öncülerin başında gelirler. Onların yolundan giderek Rabbimizin Kur’an’da övdüğü öncü kimselerden olanlara ne mutlu! Önümüzdeki günlerde, bizim neslimize “öncülük” ettiklerine şahit olduğumuz büyüklerimizi yine rahmetle ve minnetle anacağız. Allah onlardan razı olsun, bizlere de onlar […]
Muhterem Müminler!
Dua, çağırmak, yakarmak, istemek demektir. Duadan maksat, insanın istek ve arzusunu, hâl ve durumunu Allah’a arz etmesi ve O’na niyazda bulunmasıdır. Durum böyle olunca, dua, Allah ile kul arasında tam bir diyalog anlamı taşır. Bu özel bağ, Cenâb-ı Hakk’ın da kullarından istediği ve beklediği bir ibadettir. Nitekim Allah şöyle buyuruyor: “Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir”
Muhterem Müslümanlar!
Hz. Eyyûb (a.s.), Kur’ân-ı Kerîm’de yer yer zikredilen, sabrından dolayı çokça övülen bir peygamberdir. Şüphesiz her peygamber sabrın timsali ve örneğini teşkil eder ama imtihan edildikleri hususlar farklıdır. Dolayısıyla bizim Hz. Eyyûb (a.s.)’dan alacağımız sabır örneği, şeytanın kuvvetli vesveselerine karşı gösterdiği duruş olmalıdır.
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, “Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.” buyuruyor ve infakın ne kadar faziletli ve ne kadar bereketli bir ibadet olduğunu haber veriyor. Âyet-i kerîmeyi tefsir ve teyit buyuran Peygamber Efendimiz de infak edilen malın eksilmeyeceğini ve yüzlerce kat artacağını şu mübarek sözüyle müjdeliyor: “Kim Allah yolunda infak ederse, ona sarf ettiğinin yedi yüz katıyla mükâfat verilir.”